Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor Süper Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.



Fehmizat Bayraktar ile Bursa Ankara Kardeşliği üzerine Röportaj

Fehmizat Bayraktar ile Bursa Ankara Kardeşliği üzerine Röportaj

Uğur ÇELİKKOL: Merhaba Fehmi, hoşgeldin. Seninle yıllardır Bursaspor paydasında buluştuk, birçok maçlara gittik. Deplasman anılarımızda var. Sanırım en güzel deplasman anılarımız seninle Ankara’da yaşadıklarımız zira Ankara deplasmanının ve Ankaragücü taraftarının da sende ayrı bir yere var çünkü sen ve kardeşin (ikiz kardeşin) Bursaspor ve Ankaragücü taraftarları arasında bir yakınlaşmaya ve tüm Türkiye’ye örnek  olacak bir dostluğun temellerinin atılmasına sebep oldunuz. Bursaspor senin için bir yaşam tarzı olmalı artık değil mi ? Bursaspor sevgisi sizde ne zaman ve nasıl başladı?

Fehmizat BAYRAKTAR: Elbette öyle. Bizler Bursasporu ve Bursada doğmamış olsakta yaşadığımız şehri herşeyden çok seviyoruz.Biz Almanyada doğduk. Kardeşim Abdülkerim Bayraktar 04.11.1968 Stuttgart / Almanya doğumludur. Tek yumurta ikiziydik benden sadece 15 dk. Büyüktür. Biz henüz 4 yaşında iken babamızın Almanya’da vefat etmesi nedeniyle, 2 sene sonra Bursa’ya kesin dönüş yaptık ve Küplüpınar mahallesine yerleşmişiz.

Uğur ÇELİKKOL: Küplüpınar mahallesi Bursasporluların çoğunlukta olduğu bir yerdir.

Fehmizat BAYRAKTAR: Evet öyledir. Oturduğumuz semt, yani Küplüpınar Mahallesi’nde ( eski adıyla Papazçeşme ) Bursaspor dışında takım tutulmazdı. Hala daha aynı semtte  oturuyoruz. Sadece sokağımızın adı eskiden çiçek sokaktı kardeşimin şehit olmasından sonra “Şehit Asteğmen Abdülkerim Bayraktar Sokağı” oldu. Kapı numaramız ise belki Bursa’ya olan sevgimizin bir göstergesi belkide biraz şans olarak 16’ dır.

Uğur ÇELİKKOL: İlk maça gittiğin günleri hatırlıyormusun? Nasıl başladı Atatürk stadı maceraların?

Fehmizat BAYRAKTAR: Sanırım 9-10 yaşlarında iken mahalleden arkadaşlarla toplanır Bursaspor maçlarına giderdik, Teksas tribününün kıyısında köşesinde bile olsa oturmaktan ve oradan takımımıza destek vermekten büyük keyif alırdık. Benim için büyük heyecandı.
Kardeşim Abdülkerim de içerde dışarıda tüm maçlara küçük yaşlardan itibaren gitmeye başlamıştı.. Aynı zamanda İlkokul’da (Uludağ ilkokulu), ortaokul ve lisede (Bursa Atatürk Lisesi) sürekli takdirname alan, okulda dereceye giren başarılı bir öğrenciydi.

Uğur ÇELİKKOL: Abdülkerimi nasıl tarif edebilirsin, anlatabilirsin bize?

Fehmizat BAYRAKTAR: Kolay kolay kimsenin kalbini kırmayan, haksızlığa da gelemeyen, arkadaş canlısı, efendi bir insandı. Ancak Bursaspor’la ilgili herhangi bir durum söz konusu ise herkesten önde o giderdi... 1980 – 1990 arası yıllarda gece maçları henüz oynanmadığından maç geceleri stad çevresinde sabahlardık . Dolayısı ile sabahlamaların olduğu geceler Abdülkerimi evde bulmak pek mümkün olmazdı.

Uğur ÇELİKKOL: Abdülkerimin Bursa tribünlerinde hala söylenen bazı şarkıları var sanırım.

Fehmizat BAYRAKTAR: Evet, tribün bestelerinin çoğunda imzası vardır. Bugün bile  Bursa tribünlerinde söylenen “Odam kireç tutmuyor”, “Beraberiz senle geçse de yıllar” , “Kalbimizde ölene kadar Bursaspor sevgisi yaşar” gibi tezahüratlar onunla birlikte yaptığımız bir çok besteden sadece birkaçı... Evde birlikte beste yapmak,yeni tezahüratlar üretmek en büyük hobimizdi.Gece yatarız, tam uykuya dalmak üzereyken aklımıza gelen yeni bir beste için çok gece uykusuz kaldığımızı tekrara kalkıp sayfalarca yazdığımızı çok hatırlarım.

Uğur ÇELİKKOL: Eminim ki sizinde birçok Bursaspor taraftarı gibi Bursada çok hatıralarınız var ama sizde ilave olarak Ankara anıları olmalı Ankara’da neler yaşadınız nasıl başladı bu olay? Ankaragücü  taraftarlarıyla aranızda ilişki nasıl başladı?

Fehmizat BAYRAKTAR: 1986 yılında ben Ankara Hacettepe Üniversitesi İşletme  Bölümünü kazandım. O sene kardeşim üniversite sınavını kazanamamıştı. Bursa’da dershaneye devam ediyordu. Ben Ankara’da yurtta kalıyordum. Ertesi yıl kardeşimde Hacettepe Üniversitesi Maliye bölümünü kazanınca birlikte ev tuttuk. Artık aynı fakültede okuyorduk. Tek yumurta ikizi olmamız ve çok benzememiz nedeniyle ilk zamanlar bölüm arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz bizi karıştırsa da zamanla herkes bu duruma alıştı.Neyse tabi Ankara’da öğrenciyiz ama maç merakımızda devam ediyor. Bursaspor Ankara’ya gelsin diye iple çekiyoruz. Öncelikle şunu aktarayım. Her iki tribünün de farklı dostları vardır. Hatta öyle ki Bursa’nın dost olduğu bazı takımlar Ankaragüçlülerce sevilmez, Ankaragüçlülerin dost olduğu bazı takımlar da Bursasporlularca sevilmez. Ama bu durumu hiçbir zaman Kardeşliğimize yansıtmadık ve her iki takımın dostu olan diğer takım taraftarları bu kardeşliğe saygı gösterebildikleri ölçüde dostluklarını sürdürebildiler. Bununla ilgili de çok örnekler ve anılar var ancak konuyu fazla dağıtmamak için bu noktada değinmeyeceğim.

Yanlış hatırlamıyorsam ilk olarak, 1979 - 80 li yıllarda Ankara’da TSYD kupası veya benzeri bir organizasyonda Ankara seyircisi kendi takımının yanında Bursaspor’u da destekliyor ve alkışlıyor. Daha sonra 1980 – 1981 sezonunda Ankara’da tarafsız saha maçında Bursaspor ve Trabzonspor oynuyor, Ankaragücü seyircisi de bu sefer Bursaspor’a desteğini veriyor..

Daha sonra 1981 – 1982 sezonu, Ankaragücü’nün Türkiye 1.Ligine (şimdiki adı süper lig) çıktığı sene, Ankaragücü ilk cezalı maçını Bursa’da Beşiktaş ile oynuyor. Bursa seyircisi Anadolu takımı olduğu için Ankaragücü’ne büyük destek veriyor. Kardeşimle ben de o yıllarda 13-14 yaşlarındayız ve bu maçı seyrettiğimiz yer misafir tribün yani Ankaragücü tribünü.. Bunlar dostluğun hatırlayabildiğim ilk kıvılcımları.

İki şehir arasında böylelikle başlayan bir yakınlaşma var, yine o zamanlar Texas tribününde bizden büyük olan ağabeylerimizle Ankaragücü tribünün o zamanki ağabeyleri  arasında güzel diyaloglar oluşmaya başlıyor.. (Hatırlayabildiğim kadarıyla bizden Emin, Selçuk ağabeyler, Ankaragücünden de Tekin Abi ve arkadaşları olması lazım)

1986 yılında ben Ankara’dayken Bursa’daki Ankaragücü maçında kardeşim Abdülkerim, başta Volkan Karaman olmak üzere (Pegasus Güçlüler Derneği Onursal Başkanı) birkaç A.Güçlü arkadaş ile tanışma fırsatı buluyorlar. Bursa’da okuyan A.Güçlü Vedat ( lakabı boksör ), Atilla ve yine Bursa’da yaşayan Ankaragüçlü Oğuz ve şu anda ismini hatırlayamadığım birkaç kişi ile daha tanışıyor. Bu maçtan bir süre sonra Ankara’da Bursaspor’un Gençlerbirliği ile maçı vardı. Kardeşim bir gün önceden Ankara’ya gelmişti, kaldığım yurtta misafir ettik onu.

Uğur ÇELİKKOL:Tam olarak Bursa Ankara dostluğunun başladığı, işte kıvılcımın çaktığı yer burasıdır şu olaydır diyebileceğin bir şey var mı?

Fehmizat BAYRAKTAR:  Bence kardeşliğin başladığı yer Tunalı Hilmi Caddesi Tansel Kıraathanesidir. O zamanlar Volkan Tunalı Hilmi’de Levni Kırtasiye’deydi, yine Ankaragücü tribünün önde gelen isimlerinden Fatih (Tunalı Güçlülerin lideri) ve Ankaragücü’nün gelmiş geçmiş en iyi tribün gruplarından olan Güçlüler Grubunun birçok elemanı da Tunalı Hilmi’de Tansel kıraathanesine takılırlardı. Kardeşimle Volkan’ın yanına ziyarete gittik, oradan da birlikte Tansel kıraathanesine giderek orada bulunan Ankaragüçlü arkadaşlarla tanıştık. Bence o güne kadar dostluk vardı, o günden sonra kardeşlik başladı. Güçlüler Grubu gerçekten müthiş bir gruptu, kapalının sol tarafında otururlardı. Ankaragücü’nün kemik tayfası diyebileceğimiz herkes o tribündeydi. Şu an Ankaragücü tribününde grubu bulunan tüm arkadaşlarla o zaman o Tansel kahvesinde tanışmıştık. İsimler saymakla bitmez ama, bazı isimleri burada yazmamak gerçekten bu kardeşliğe bir saygısızlık olur. Volkan (Pegasus), Fatih ( Tunalı Güçlüler ),Hakan (Minti Başkan-Anti X), Kemal-Aydın (Gençgüçlüler), Ali İmdat (Gecekondu), Şükrü (Almanya), Göksel, Nevzat, Abbas, ve şu an bir çırpıda isimlerini sayamadığım daha bir çok arkadaş..

Uğur ÇELİKKOL: Bu durumda siz öğrenciyken Ankaragücü maçlarını takip ettiniz herhalde?

Fehmizat BAYRAKTAR:  Tabi. Ben o günden sonra, elimden geldiğince Ankaragücü maçlarına gittim, ertesi sene kardeşim de Hacettepe Maliye’yi kazanınca, yurttan ayrılıp Emek 4.caddede bir ev tuttuk, özellikle aynı semtte oturan Volkan ve Bahçeli’de oturan diğer Ankaragüçlü arkadaşlar, Emek’te oturan Şükrü (Ankaragücünün eski bestekarlarındandır, halen Almanya’da yaşıyor), yine kardeşimle aynı sınıfta okuyan Güçlüler Grubundan Özgür, Suat, Mehmet le falan sürekli görüştüğümüz gibi, Bursaspor maçı için Bursa’ya gidemediğimiz hafta sonları A.Gücü maçlarına mutlaka gidip sol kapalıda yerimizi aldık. Bazı maçlarda birlikte sabahladık. Ankara ve Bursa’daki birçok maçı ise Yeşil Beyaz forma ve kaşkolumuzla Ankaragüçlülerin içinde izlerdik.

Uğur ÇELİKKOL: Bursa maçlarında Ankaradan gidip geldiğinizi söylediniz. Bursadaki durum neydi peki o dönem? Bursa’da Teksas ‘ta mı maç seyrederdiniz? Bursadaki arkadaşların durumdan haberi var mıydı?

Fehmizat BAYRAKTAR: Bursa’da da Texas tribününe takılıyorduk ve sürekli takıldığımız Romans Şadırvan diye bir kafemiz vardı, grubumuzun ismi de Texas Şadırvan olmuştu bir anda. Bursa’daki arkadaşlar maç haftaları bizi beklerler, gelir gelmez kafeye gider, Ankara’da yaptığımız yeni besteleri hemen oradaki arkadaşlarla paylaşırdık. Şadırvan grubundan arkadaşlarımız olan Gürkan, Avni, Mehmet, Erkan, İbo, İsmail, Yusuf, Rıdvan vs. bir çok arkadaş da Ankara’da oynanacak Bursa maçından bir gün önce bizim eve gelip kalırlar, Ankaragüçlü arkadaşlarla beraber evde sabaha kadar sohbet ederdik, evimiz öğrenci evinden çıkıp tribün evine dönerdi. Böylelikle kardeşimle benim dışımda da bire bir arkadaşlıklar gelişmeye başladı. Şadırvan Grubu olarak yaz tatillerimizi Bursa’nın Eşkel sahilinde kendi yaptığımız bir barakada geçirirdik, başta Özgür olmak üzere de Ankara’dan bir çok arkadaş gelip bizlerle birlikte kalırdı.

Uğur ÇELİKKOL:Bursadaki arkadaşlardan size destke geldi yani, ters karşılayan garipseyen olmadı yani hiç?

Fehmizat BAYRAKTAR:Yok hayır olmadı olmadığı gibi ilerleyen zamanlarda Texas tribününün önde gelen isimlerinden diğer arkadaşlar da bu çemberin içine dahil oldular, bizim  tribünden Selim, İsmet (Çiko), Mehmet, Metin, Recep (Darko) ve diğer arkadaşların da yine Ankaragücü tribününden arkadaşlarla bire bir dostluklarının başlaması, birbirlerini misafir etmeleri, ağırlamaları ile iyiden iyiye büyüyerek devam etti..
Bahsettiğim bu olaylar 86 – 93 yılları arası benim hatırlayabildiğim olaylar ve  o dönemlerde kardeşlik adına bizim dışımızdaki taraftarların yaşadıkları o kadar çok olay var ki, belki bir kitaba sığmaz.

Uğur ÇELİKKOL: Peki sonra neler oldu? Yani sizin okulunuz bitti mezun oldunuz ve Bursa'ya döndünüz değil mi?
Fehmizat BAYRAKTAR: Ben 1991 yılında mezun oldum. Kardeşim bir sene daha okudu. Kısa dönem olarak askerliğimi yapıp geldim. Kardeşim de benden sonra 1993 yılında asteğmen olarak askere gitti. Askere gittiğinde nişanlıydı. Isparta Eğridir’deki acemi birliğinden sonra da Mardin Savur ilçesine dağıtım oldu.
11 Ağustos 1993 tarihinde de aile olarak hayatımızın en acı gününü yaşadık. Hain bir pusu sonucu çıkan çatışmada kardeşim ŞEHİT olmuştu. Özellikle annemizin bizi 4 yaşında babamızın öldüğü günden bu yana ne zorluklarla büyüttüğünü, okuttuğunu düşününce onun acısının ne kadar büyük olduğunu sanırım herkes anlayabilir. Hala televizyonda bir şehit haberi çıktığında etkilenip hastalanmasın diye ona fark ettirmeden kanal değiştiririz.   

Uğur ÇELİKKOL: Gerçekten çok zor bir durum, sizi anlayabiliyorum, bizimde çok yakın bir arkadaşımız Grup Çeynç üyesi aynı zamanda çocukluk arkadaşımız Mehmet Söylemez şehit olmuştu ve bizi çok sarsmıştı bu olay. Kardeşinizi kaybettikten sonra yaşadıklarınızı paylaşır mısınız? Sanırım Ankaragücü taraftarları cenazeye gelidler değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR:13 Ağustos 1993 tarihinde Bursa Ulucami’de cenaze namazı kılındı, o günü içinde bulunduğum durum nedeniyle çok net hatırlayamıyorum. Ama binlerce kişi cenazeye gelmişti. Bursaspor taraftarları akın etmişti. Başta Volkan, Özgür olmak üzere Ankaragüçlü arkadaşlarımız da haberi alır almaz gelmişlerdi.. O senenin sezon açılışında Ankaragücü kulübü Abdülkerim için saygı duruşunda bulunmuştu. Ve Bursa’daki ilk maçta Ankaragücü taraftarları hazırladıkları “Acınız Acımızdır, Abdüller Ölmez...!” pankartı ile bütün Bursa stadını gezmişlerdi. Bursaspor da Brezilyanın Botofago takımı ile oynadığı hazırlık maçına siyah bant ve “Abdül ölmedi kalbimizde yaşıyor” pankartı ile çıkmıştı. Bursaspor kulübü beni, moral olsun diye jest yaparak o seneki ilk deplasman maçımız olan Trabzon deplasmanına kafile ile birlikte götürmüştü. Genç Bursasporlular Derneği faaliyetlerine ara verdikleri yıla kadar 5-6 sene boyunca Şehit Asteğmen Abdülkerim Bayraktar Halı Saha Futbol turnuvası düzenledi..
Üzerinden 13 sene geçmiş olmasına rağmen her 11 Ağustosta Bursaspor taraftarlarının Pınarbaşı şehitliğini artan bir katılımla ziyaret etmeye devam etmektedir.

Biz düşüncelerimizi hep tribün besteleri ile dile getirdiğimiz için buraya Kardeşimin şehit olmasından üç gün sonra 14 Ağustos 1993 te  yazdığım bir tezahüratı da eklemek istiyorum. Duygularımızı en iyi böyle ifade ediyoruz.

Nice deplasmanda girdik kolkola,
Nice maça sabahladık stadta,
Uyuduk uyandık Bursasporla,
Hasret kalsak ta biz şampiyonluğa.

Beraber büyüdük biz bu tribünde.
Üzüldük sevindik her maç birlikte.
Şehit verdik seni biz Mardinlerde,
Yeşil Beyaz bayrak örttük üstüne.

Artık tadı tuzu yok buraların,
Ne deplasmanların ne bu stadın.
Ayıramaz bizi kahpe kurşunlar,
Texas’lılar ölmez kalplerde yaşar..


Uğur ÇELİKKOL: O günden bu yana olaylar nasıl gelişti? Sanırım gün geçtikçe artan bilinçli bir dostluk var değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR: Bu olay iki takım taraftarının birbirine daha da çok kenetlenmesine neden oldu. Artık bu kardeşlik onlara ŞEHİT KARDEŞLERİNİN BİR MİRASIYDI..
Bununla ilgili bir anımı paylaşmak istiyorum. Olaydan yıllar sonraydı uzun zamandır Ankara’ya gidememiştim. Şu an 1910 Ankaragüçlüler derneğinin başkanı olan Hakan Toka’nın düğününe gitmiştim. Orada tanımadığım bir çok Ankaragüçlü’nün yanıma gelip, bir ihtiyacımın, bir sıkıntımın olup olmadığını sormasını, Ankara’da 10.000 tane evin var, gel istediğinde kal demesini ve sen bize şehit kardeşimizin emanetisin deyip sarılıp ağlamalarını asla unutamam.

Bundan 7-8 sene önceydi. Bir Ankaragücü deplasmanına gitmek için hazırlanırken otobüsün yanına 12-13 yaşlarında Bursasporlu bir çocuk geldi, Ankara’ya maça gitmek istediğini, oradaki Ankaragüçlü arkadaşlarına maça geleceğine söz verdiğini söylemesi beni çok etkilemişti.

Bizim tanıştığımız 1986 yılından sonra hiçbir Ankaragücü Bursa maçında küfür ve kavga olmamıştır. Maç önceleri herkes stad çevresinde birlikte sohbet eder, maçta yine herkes kendi takımını destekler, maç sonunda da ev sahibi olanlar diğer tribünü yolcu ederler.

Uğur ÇELİKKOL: Tabi birde günümzde artan internet iletişimi ve web sitelerine taşınan diyalog imkanını da göz ardı etmemek lazım değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR: Özellikle internet kullanımının Türkiye’de yaygınlaşmasının ardından artan iletişimle kardeşliğin boyutları çok büyüdü Ve artık bu kardeşlik herkesin bildiğinin ya da hayal edebildiğinin çok üzerinde. Bütün Bursaspor ve Ankaragücü taraftar sitelerinde mutlaka kardeş takım için özel açılmış bir forum alanı bulmak mümkün. İki senedir her maçın 06.dakikasında Bursa Ankaragücü, 16.dakikasında da Ankara’da Bursaspor diye bağırılır ki, bu iki takımın oynadığı futbol maçları ile sınırlı değil, o şehirde oynanan herhangi bir voleybol, basket maçında ya da okullar arası müsabakalarda bunu duyabilmeniz mümkün. Hatta bazı ilkokullarda İstiklal Marşı için toplanan öğrencilerin Ankaragücü diye tezahürat yaptıklarını bile duyduğumuz oldu.

Uğur ÇELİKKOL: Birlikte Bursa’nın bir köyünde, Trilye Esence tarafında bir okulun tamir edilmesi olayı var değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR: Evet geçtiğimiz sene bir Tv kanalının (show tv) organize ettiği okullara yardım programı vardı. İstanbul’da yaşayan Ankaragüçlü işadamı Bekir Çakan böyle bir okula yardım kararı alır. Yardım edeceği okulu seçerken okulun Bursa’dan bir okul olmasını ve bu yardımı kendi ya da şirketi adına değil kardeşliğin anısına Ankaragücü tarafları adına yapacağını söyler. Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Evciler köyünde Osman Yağmurdereli’nin tadilat masraflarını üstlendiği okulun sıra, masa vs. masraflarını üstlenir ve bu programı Tv den izleyenler hatırlayacaklardır, tören Ankara’dan gelen 2 otobüs Ankaragüçlü ve Bursasporlu taraftarların katılımı ile yapılmıştı

Uğur ÇELİKKOL: İki takımın taraftarlarının birbirlerini misafir ettiği ve kim deplasmdan geldiyse her türlü yardımın misafirperverliğin gösterildiği söylenir. Örneğin bir Ankaragücü taraftarı Bursa'ya geldiğinde misafir gibi ağırlanırmış değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR: Bunun sayısız örneği var. Mesela biz 2.ligteyken, Telekom maçına giden Bursasporlu taraftarlarından bazılarının 1910 Ankaragüçlüler Derneğinde karşılanark birlikte kahvaltı yaptılar, aynı şekilde bu sene biz onları karşıladık kültürparkta kahvaltı yaptık, arkadaşlar evlerinden pasta börek getirdi.

Bugün üzerinize Ankaragücü forması giyip Bursa Kapalı Çarşıyı gezmeye kalksanız, mutlaka bir çok insan sizi çevirip ya bir çay ya da yemek ısmarlamak için ısrar edecektir. Aynı durumu Ankara’da Ankaragüçlülerin bulunduğu herhangi bir mekana Bursaspor forması giyerek gitmeniz halinde de yaşayabilirsiniz. Ankara’da okuyan bir çok Bursasporlu  ile Bursa’da okuyan Ankaragüçlü öğrencilerin arkadaş bulma gibi bir sorunları yoktur, arkadaşları hazırdır.

İki tribünde de birebir arkadaşlıklar o kadar büyümüştür ki, bir çok taraftarın Bursaspor-Ankaragücü maçlarından en azından bir gün öncesinden misafirleri hazırdır. Hatta maç olmadığı haftalarda bile bu ziyaretlerin her an gerçekleşmesi mümkündür.

Özellikle Bursaspor’un Lig A ‘da oynadığı bir çok maçta Ankaragüçlü taraftarlar bizi yalnız bırakmamış. Kendi maç takvimleri elverdiği ölçüde deplasmanlarımıza dahi destek olmak için gelmişlerdir.

Uğur ÇELİKKOL: Bir Bursaspor-Ankaragücü maçında neler hissedersiniz?

Fehmizat BAYRAKTAR: Her Ankaragücü maçı benim için özeldir. Hatta Ankara’nın adı bile özeldir. Bu maçlar Kardeşlerimizle buluşma günlerimizdir. Eski günleri yad etme, 20 yılın bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçtiği günlerdir. Bizler için önce, kardeşliğin devamı gelir, maç sonucunun çok önemi yoktur. 1986 yılından beri Ankaragücü ile birçok kritik maç oynadı Bursaspor, ama hiçbir maçın sonucu bu kardeşliği etkileyemedi.

Yanılmıyorsam 1986 sezonuydu. O dönem Bursaspor küme düşmemeye oynuyor. Ligdeki son maçımız Ankara’da ve yenildik küme düştük. Maçtan sonra Ankaragüçlü arkadaşlarımız da en az bizim kadar üzgündü ve bizi teselli edip otobüslere kadar yolcu ettiler. Bursaspor da 2.ligte tek maç oynayıp Bolu-Zonguldak maçının şike olduğunun tespiti üzerine Kocaeli ile birlikte lige geri dönmüştü. Bu olay bile herkes için bir ibret tablosudur. Türkiye’nin en fanatik en ateşli iki tribünü böyle bir maçta bile kardeşliğini sürdürebiliyorsa bu kardeşliğin köklerinin ne kadar sağlam olduğunu herkes anlamalıdır. Takımlarımız sahaya çıkar mertçe mücadelesini yapar, bizim onlardan beklediğimiz de her zaman budur.

Kardeşliğimiz hep tribün boyutunda kalmıştır. Yönetimler maalesef bu konuda şimdiye kadar gerekli duyarlılığı gösterememişlerdir. İlk kez Levent KIZIL yöneticiliği döneminde Bursa’da stad dışındaki Ankaragüçlü taraftarların yanında kadar gidip hepsine tek tek hoş geldiniz demiştir.

Uğur ÇELİKKOL: Medyanın yaklaşımı nasıl? Özellikle İstanbul medyası konuyu es geçiyor değil mi?

Fehmizat BAYRAKTAR: İstanbul medyasının, Ulusal medyanın bu konuya yakın zamana kadar çok duyarsız kaldığını düşünüyorum. Belki dünyada bile eşi benzeri olmayan bir şekliyle, Türkiye’nin en ateşli iki taraftarı yaklaşık çeyrek asırdır dostluk, kardeşlik adına her şeyin en güzelini yapıyor. Çeyrek asırdır Ankaragücü Bursaspor maçlarında tek bir küfür, tek bir şiddet olayı olmuyor. Ama bunu İstanbul basını hiç fark etmiyor. Ne zaman ki İstanbul’da Ankaragücü taraftarları ile Beşiktaş taraftarları arasında bir olay yaşanıyor, Ankaragüçlülerin bazılarının üzerindeki Bursaspor formalarını, atkılarını ( ki bugün Bursaspor tribününe de gelseniz bir çok kişi de Ankaragücü forma veya kaşkollarını görmeniz mümkün.) gören bir kısım basın mensupları bilmeden bir çok yorumlar, hayali senaryolar yazıp iki takım taraftarını karalamaya çalışıyorlar. Ondan sonra basın bu kardeşliğin farkına varıyor...Belki anlatılacak daha çok şey var ama hani anlatılmaz yaşanır derler ya buda onun gibi birşey..

Uğur ÇELİKKOL: En son bu seneki Bursa buluşmasında 4 kasım 2007 Pazar günkü Bursaspor-Ankaragücü maçı öncesi her iki takım taraftarının daha önce Anıtkabir’e yürümesi ve Atanın hzuruna çıkması kadar duygulu ve anlamlı bir yürüyüş Pınarbaşında bulunan Şehitliğe yapıldı değil mi? Üstelik o gün sizin yani Abdülkerim ve senin doğumgünün olması da güne ayrı bir anlam kattı.

Fehmizat BAYRAKTAR: Evet Uğur, o sabah önce Ankaralı arkadaşlarla kahvaltı yaptık. Hasret giderdik, sonrasında da hep birlikte Altıparmak caddesinden Tophaneye ve Pınarbaşı mezarlığına kadar yürüdük şehitliği, Abdülkerimi ziyaret ettik. Ziyaret sonrasıda tekrar stadyuma döndük. Çok duygu yüklü bir gündü. Müsade edersen sözlerimi Bursa-Ankara dostluğu için yapmış olduğum son besteyi sizlerle paylaşarak sözlerimi bitirmek istiyorum.

İKİ ŞEHİRDİK ŞİMDİ TEK OLDUK
TEK SES TEK NEFES TEK YÜREK OLDUK
ALEM ALKIŞ TUTSUN DOSTLUĞUMUZA
ANKARA-BURSA OMUZ OMUZA…
ANKARA-BURSA OMUZ OMUZA..

Uğur ÇELİKKOL: Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim Fehmi sağolasın, İnşallah Bursa Ankara dostluğu sonsuza kadar sürer ve tüm futbol dostlarına, dosta düşmana örnek olmaya devam eder.

Fehmizat BAYRAKTAR: Bende size çok teşekkür ederim bu güzel dostluğu internet ortamına taşıyarak Bursaspor.net aracılığıyla herkesle paylaşmamıza vesile olduğunuz için.
...

Röportaj : Uğur ÇELİKKOL
17 aralık 2007 Pazartesi –Eski Aynalı Çarşı / Bursa

Bu röportaj 15515 sefer okunmuştur.

DİĞER RÖPORTAJLAR
 >> 02.12.2011   Michaël Chrétien Basser Röportajı
 >> 12.12.2010   Yılmaz Vural Röportajı
 >> 10.12.2010   Bursa''dan bir film geçti "Adı Aşk Bu Eziyetin"
 >> 10.08.2010   Milli Amigo Birol Röportajı
 >> 27.06.2009   Yeşil İnciler Röportajı
 >> 10.10.2008   Sarı Fırtına Vedat Vatansever Röportajı
 >> 02.09.2008   Kapalıçarşıda Bursaspor Sevgisi
 >> 18.08.2008   Gazeteci Levent Gencelli Röportajı
 >> 15.08.2008   Adnan Örnek Röportajı
 >> 11.07.2008   Okan Yılmaz Röportajı
 >> 06.06.2008   Mustafa Özkeskin Röportajı
 >> 17.12.2007   Fehmizat Bayraktar ile Bursa Ankara Kardeşliği üzerine Röportaj
 >> 15.12.2007   Bursasporlu taraftar dernek ve grup temsilcileri röportajı
 >> 09.05.2007   Hasan Bora Röportajı
 >> 07.11.2006   Sedat 3 Roportajı
 >> 16.02.2006   Miu ve Fresineanu Röportajı
 >> 01.05.2005   Bursaspor'un Kurucuları Röportajı

Tüm Röportajlar  

 
 13. Haftanın Maçı
Tarih: 26.11.2017
Stad: BURSA ATATÜRK STADYUMU
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 GALATASARAY A.Ş. 11 8 2 1 26
2 M.BAŞAKŞEHİR F.K. 11 7 2 2 23
3 BEŞİKTAŞ A.Ş. 11 6 3 2 21
4 KAYSERİSPOR 11 5 4 2 19
5 SİVASSPOR 11 6 1 4 19
6 BURSASPOR 11 5 2 4 17
7 FENERBAHÇE A.Ş. 11 4 5 2 17
8 GÖZTEPE 11 5 2 4 17

Tam  Liste »

.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2015 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]