Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor Süper Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.



Prof.Dr. İsmail Doğan ile Bursaspor üzerine röportaj

İSMAİL DOĞAN HAKKINDA

Bursa (Orhaneli İlçesi, Baloğlu Köyü) 1954 doğumlu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Bursa’da; Lisans ve Lisansüstü öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde yaptı. 
Ankara Etlik Lisesi’nde üç yıl öğretmenlik sonrasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi ve Dr.- Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 
Halen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyesidir. 1992-2003 yılları arasında Polis Akademisi’nde Sosyoloji dersleri vermiştir. İsmail Doğan Eğitim Sosyolojisi Bilim Dalı’nda Üniversite Doçenti iken Nisan 2002’de aynı alanda Ankara Üniversitesi’nde Profesörlüğe yükseltilmiştir. 
Pazar günleri, Kent Gazetesinde( www.kentgazetesi.com), Akademik Bakış köşesinde , Bursa kent kültürü ve Bursasporla ilgili yazılar yazmaktadır... 
İsmail Doğan, evli olup Burak ve Elif’in de babasıdır. 
Web Adresi : http://dialup.ankara.edu.tr/~idogan 
Elektronik Posta Adresi : idogan@education.ankara.edu.tr

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Sizce Bursaspor  bizim için neden bu kadar önemli ?

İsmail DOĞAN : Bursaspor bizim umurumuzdadır. Her Bursalının böyle bir önermeyi içselleştirmesi, benimsemesi gerekir.Bursa ve Bursaspor konusunda bir tahlil yapılacaksa bu önermeden yola çıkılması gerekir.

FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR...

O zaman Bursaspor’un şahsında umurumuzda olan bir kenttir, yaşadığımız kenti dünyaya katma hadisesidir. Siz istediğiniz kadar zengin olun istediğiniz kadar doğal ve tarihsel zenginlikleriniz olsun. Değişen dünyada bu güzellikleri dünyaya katma ve bu zenginliklerle birlikte bir kenti dünyaya açma hadisesini gerçekleştirmek gerekli. Bunun, günümüze özgü değişim kültürünün ilkelerine özgü bazı detayları ayrıntıları vardır. Onlardan bir tanesi de popüler spor alanlarından birinde başarılı olmaktır. Bugün Parma,Roma gibi kentler sanayileşmesini tamamlamış, güçlü teknolojik ve sınai zenginlikler üreten kentlerdir. Ama biz bu kentleri neyle tanıyoruz ? Futbol takımlarıyla...

Futbol sadece futbol değildir. Futbolla birlikte size ait olan şeyleri de dünya arenasına çıkarmış, tanıtmış olursunuz. Bugünün dünyasında en çok yankı getirecek spor dalı futboldur. Ama ileride başka bir şey olur bunu kestirmek mümkün değildir. Bugün futbol sadece evrensel bir şey değil küresel bir olgudur. BM’nin normalde 180 üyesi vardır ama futbolla birlikte 196 üyesi vardır. Devlet değildir ama futboluyla dünya kültürüne girmiştir bu toplumlar. Onun için futbol küresel bir olgudur. O zaman futbola küreselleşmenin mantığından bakmak lazım. Küreselleşmenin mantığı,futbol konusunda ciddi yatırımlar yapmak ve kentinizle, bulunduğunuz yaşama alanıyla özdeşleşecek futbolun şahsında bir başarıyı yaşamaktır.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Hocam; sporun konuşulduğu birçok ortamda Bursa’nın her şeyiyle büyük bir kent olduğu konuşulur. Ama yıllardır beklenmesine karşın Bursa’dan büyük bir başarı çıkmıyor bunu neye bağlıyorsunuz ?

İSTANBUL'UN GÖLGESİNDEKİ BURSA...

İsmail DOĞAN : Bursa’dan büyük başarı çıkmıyor. Bu çok önemli bir şey. Bursa’nın bu zenginliklerinden bir başarı üretmesi biçimsel olarak beklenir. Ama bunun önünde çok büyük engeller var. Bir kere bu zenginlikler, bu sınai yapılanma İstanbul’un gölgesi altında. Bunun ne anlama geldiğini Bursalılar iyi bildiği için bunun üzerinde durmuyorum. Ama daha önemlisi bu İstanbul gölgesinin Bursaspor muhatapları üzerinde ufki bir sınırlama getirdiğine inanıyorum. Yani bu gölge o kadar etkili ve kalıcı bir gölge ki Bursalıların Uludağ düzeyinde değil de sadece Samanlı Dağları düzeyinde bir vizyonla sınırlı kalmasına neden oluyor. Bir futbol takımının başarısında yöneticiler kadar o futbol takımının ait olduğu kentin futbol yazarlarının da çok önemli olduğuna inanıyorum. Hatta başlıca etmenlerinden biri olduğuna inanıyorum. Maalesef bu insanların Bursaspor konusundaki futbol vizyonları Uludağ zirvesi değil, Samanlı dağlarının o bilenen basit,pasif, ebediyete kadar 2nci derece yükseltisiyle sınırlı olan bir vizyona sahip olduklarını gördüm,izlediğim spor programlarında...

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Sizce Bursaspor nasıl şampiyon olur ?

İsmail Doğan : Bursaspor’un nasıl şampiyon olabileceğini aslında herkes bilir ama üzerinde durulmaz. Dünyada nasıl gelir başarı,Türkiye’de nasıl ? Ben Türkiye’deki nedenleri üzerinde durucağım ve bunu Bursaspor ile ilişkilendireceğim.

Şimdi sadece parasal yatırımlarla şampiyon olunmaz, bunu herkes biliyor. Nasıl olunur ?

Parasal masraftan çekinmeyeceksiniz. Anadolu takımlarının maddi imkanları sınırlı ama buna rağmen zorlayacaksınız. Yaptınız diyelim. Bunun dışında ulusal düzeyde adamlarınız olacak. Ulusal düzeyde derken bunun içine ulusal spor medyasını da katıyorum, futbol federasyonunu da katıyorum,siyaset adamlarını da katıyorum. Yani olağanüstü transferler de yapsanız bu bahsettiğim etmenleri göz ardı ederseniz başarılı olamazsınız.

İşte İstanbul takımları böyle bir hinterland içerisinde. Yani maddi imkanları sınırsız denebilecek zenginlikte olan bu takımlar aynı zamanda ulusal düzeyde kendi takımlarının handikaplarını telafi edecek bir müdahale manevrasına sahipler.

MUMUSİ Mİ, MUSUSİ Mİ ?

Aslında taraftar da bunun içinde. Taraftarlık sadece gidip stadyumda takımını desteklemekle sınırlı bir şey değildir. Açacak internet ortamında tepkilerini dile getirecek. Açacak bir radyoda Mususi’nin Mumusi şeklinde telaffuz edilmesine engel olacak.

Zaman zaman açık oturumlarda bir vesileyle Anadolu takımları şampiyon olabilir mi diye bir konu dile getiriliyor. Süper lige yeni çıkmış takımlar bir anda telaffuz edilirken,Bursaspor nedense söylenmiyor. Bu noktada ulusal medyayla çağdaş anlamda ilişkiler kuramayan Bursasporlu yöneticilerin ve taraftarların sorumlulukları sorgulanmalıdır. Yani sorun sadece kale arkasına geçip bağırmak değil bir kamuoyu oluşturmaktır. Kamuoyu hakemler üzerinde,futbol federasyonu üzerinde ve İstanbul basını üzerinde bir baskı unsuru olmalıdır. Şampiyonluk konusunda işin bu yanını çok önemli buluyorum

LİMUZİN VE GECEKONDU...

Marshall Mcluhan diye bir iletişimci var. Sanayi toplumunun en önemli iletişimcisi.

Bu adam diyor ki “iletişim,mesaj araçtır.“Teyp araçtır,vermek istediğiniz şeyin aracıdır. Aslında teknoloji kültürü açısından bakıldığında bu araç üretim kültürünün bir aracıdır. Yani televizyonlar var, dünya çapında ünlü markalar var. Bir takım çok uluslu şirketler var. Ama o oluşumlar o tamamen bir uygarlığı bir, bir kültürü çağrıştırıyor. Yani o kültüre o uygarlığa ilişkin bir vasıta olur.

Bursaspor umarım bir projenin parçası olarak gerçekten Bursaspor’un futboldaki, Türkiyedeki, Avrupadaki başarılarını belli bir proje içerisinde düşünerek Hagi’yi getirmiştir. Hagi dışarıdan Türkiye’ye geldiği zaman Bursa’da gördükleri Hagi’yi tahrik eden şeydir. Bizim göremediğimiz birçok şeyi Hagi gördü ve geldi. Şu ya da bu şekilde geldi.

Hagi bir dünya markasıdır. Hagi, araçtır. Mesajın aracıdır. Şimdi mesaj Bursaspordur, araç da Hagi’dir. Hem Hagi’yi getiriyorsun hem de futbol uzmanı olarak televizyonda konuşuyorsun.

Hem Hagi’yi mesajının güçlü bir aracı olarak getiriyorsun. Hem de o aracı törpülüyorsun. Yani Limuzin getiriyorsun ve ben bununla gecekonduya gidecem diyorsun. Limuzin getirmekle sınıf atlıyorsun sen, Hagi’yi getirmekle sınıf atlıyorsun. Hala geldiğin sınıfla ilgili değerlerle çalışıyorsun, bu kadar ezik,bu kadar aşağılık kompleksi içinde olamaz insanlar.

Değerli kardeşim soruyorum sana. Bu adamlar Bursa’daki futbolu yönlendiriyorlar. İnsanların, heyecanlarını,çoşkularını denetim altına alıyorlar. Yahu Bursaspor gecekondu takımı değil. Geleneği olan bir takım. Düşe kalka 40 yılını tamamlamış bir takım olan Bursaspor, uzun vadede, şampiyon olacağız demelidir. Heyecanları,çoşkuyu bastırmanın, vizyonu Samanlı Dağları ile sınırlandırmanın anlamı var mıdır ?

Hedef ya heptir ya hiçtir.Necip Fazıl’ın sözleri var “ Siz hepi isteyin ama bir kısmı da gelirse ona da şükredin” bugünün vizyonu budur.Vizyon geleceği yaratmaktır. Geleceği yaratmak, tasavvur edilmiş imkandır. “Az olsun ama bizim olsun. “Derseniz işte böyle İstanbul’un gölgesinde bir takım ve kent olmayı sürdürürsünüz.

ULUSAL OLMA SEVDALISI BURSA BASINI...

Bursa entelektüel hayatının kompleksli bir hayat olduğunu düşünüyorum. Bursa entelektüel hayatı da İstanbul’un gölgesinde gelişmiş. Ulusal olmak demek ulusal olandan bahsetmek demek değildir. Ben Ankara’da Bursaspor ile ilgili haberleri zor buluyorum. Bursa gazetesinde bana Akçaabat Sebatspor’u anlatıyorlar. Yani ondan bahsedip biz ulusal düzeyde olacağız demeye çalışıyorlar. Ulusal düzey, bu kentin yerel değerlerini olabildiğince işlemek, pırıldatmak demektir.

Bursaspor’u kentin en büyük değeri olarak düşünüyorum. Bu aşağılık kompleksiyle Bursa ve Bursaspor’un şampiyon olması mümkün değil. Böyle giderse yazık edecekler dünya markası Hagi’ye.

"ERCÜMENT, İSTANBUL'A NE ZAMAN GİDECEKSİN ?"

Ben Bursa basınının korkaklığını İntertoto maçlarında da gördüm.O dönem amatörce,idealist bir şekilde mücadele eden bir takım kuruldu. Çok geçmeden birçok futbolcumuzun yıldızı parladı, bunlardan bir tanesi de Ercüment idi.

Bir muhabir Ercüment’e mikrofonu uzatmış soruyor. “Ercüment, İstanbul’a ne zaman gideceksin ?” Nedir bunun anlamı ? Biz burada yaşıyoruz ama bir iş vesile olsa da biz de İstanbul’a yerleşsek.

Ercüment, cevap olarak ,ben Bursaspor’da oynamaktan memnunum, diyor.

Bursa’nın şampiyon bir takım yaratması için oyuncularının bu kenti yaşamaya değer bir yer olarak görmeleri lazım. Etrafındaki insanlarında bu konuda onlara yardımcı olmaları gerekir. Etrafındaki insanlar onunla röportaj yapan, ona bir takım şeyler soran insanlardır. Eğer bu insanları gözünde İstanbul varsa o zaman hedef İstanbul olarak değişiyor. Bu çok yanlış bir şey. Başta taraftar olmak üzere bütün muhataplar takıma bu konuda yardımcı olmalıdır.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz: Bursa medyasına birçok eleştiri yönelttiniz? Bursa spor yazarları neden böyle ?

BURSA SPOR YAZARLARININ KAÇTA KAÇI BURSASPORLUDUR ?

Bursalı spor yazarlarının önüne bir sandık koysak, anket yapsak, kaçta kaçı Bursasporludur ? Tahmin ediyorum ki 10’da 1’i Bursasporludur. O 10’da 1’de gazetelerin spor politikasında etkili değillerdir.Adamların her biri bir başka İstanbul takımını tutuyorlar. Hepsi dualist. Oysa ben monistim. Tek tanrıcı bir adamım ve benim takımımda tek. Dualizm ikilemdir. Hem üç ayrıcalıklı İstanbul takımlarını tutuyorlar hem de Bursa’da yaşadıkları için eh işte Bursaspor’u tutuyorlar. Vallahi çok yazık. Adamlar başarı kültürünün kaymağını yiyenleri tutuyorlar. Oysa Bursa’yı sizler gibi Bursa ve Bursaspor değerlerine inanmış gençler şampiyonluklara taşıyacak.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz: İçinizdeki Bursaspor sevgisini nasıl açıklıyorsunuz ?

İsmail Doğan : Yıllar önce “Futbolda,potansiyel İstanbul ruhu ve şiddet” konulu uzun bir makale yayınladım. Bu makale üzerine “Ezeli Rekabet” konulu bir Siyaset Meydanı için Ali Kırca beni tarafsız biri olarak programa çağırdı. Kırca, programı bu makaleyle açtı ve kapadı.

Bir tarafsız adamı,bir sosyolog, taraftarlık konusunda konuşacak şeklinde sunum yaptıktan sonra sözü bana verdi.

Ben de “Sayın Kırca ben Türkiye’de yaşıyorum,diyerek sözlerime başladım. Bu ülkede yaşayan insanların doğup büyüdükleri yerle ilgili aidiyetlikleri vardır. Ben Bursa’da doğdum. Bursalıyım ve Bursasporluyum” dedim. Arkasından da bazıları gibi iki takımım yok deyince orada bulunanlar şaşırdılar. Onlara nedenlerini anlattım. Zaman zaman öğrencilerim soruyor onlara da anlatıyorum. Bunun özü şudur.

ÇORUM'UN SÜPER LİGDE TAKIMI YOK Kİ...

Siz bir şehre aitsiniz. O şehrin değerleri ile büyümüşsünüz. Bir sosyoloğun güzel bir sözü var.” Bir insanı bir şehirden çıkarabilirsiniz ama bir şehri, bir insandan çıkaramazsınız.”

Benim çocukluk ve gençlik değerlerim bu kentte yoğruldu. Ruhu burada aldım ben. Öyleyse ben de bu şehri dünyaya aktarma, katma konusunda önemli olan futbol takımının da birinci derecede taraftarı olmalıyım.

İşin bir de ekonomik yanına bakalım. Fenerbahçe şampiyon olduğu zaman Bursa’daki simitçilerin satışı artmayacak. İstanbul gündeme gelecek. Herkes İstanbul cehenneminden herkes İstanbul kentinden bahsedecek. Otelciler, taksiciler vs. para kazanacak. Bizimkiler neden hala bu gerçekleri görmüyorlar anlamıyorum. Hala elin takımlarını, İstanbul takımlarını tutuyorlar

Bursaspor başarılı olduğu zaman bu kente bir kişi daha fazla gelecek. Bu kenti bir kişi daha tanıyacak. Bursalı olmak gelişecek,büyüyecek farklı bir anlam kazanacak. O zaman Bursalıyım demenin konjonktürdeki yeri psikolojik anlamda birden bire boyut kazanacak...

Ben öğrencime soruyorum hangi takımı tutuyorsun diye örneğin Galatasaray’ı tutuyorum diyor. Arkasından nerelisin diye soruyorum örneğin Çorumluyum diyor.Normal. Çorum’un 1.ligde takımı yok ben onlara bir şey demiyorum.

Ama bir de şu var takım tutmak kentlilikle birlikte tutuyor.Hocam bakmayın siz benim Çorumlu olduğuma ben Galatasaraylıyım diyor. O zaman ilginç bir psikolojiye bürünüp sen beni Çorumlu, kasabalı-taşralı, olarak görüyorsun ama hayır ben öyle değilim, ben Galatasaraylıyım diyor. Birdenbire İstanbullu oluyor ve onunla özdeşleşmeye çalışıyor.Bilinçaltında bu var. Karakavruk profilinin futbol takımı taraftarlığında yöneldiği statü, prestij var.Ama benim buna ihtiyacım yok.

GRUP ÇEYNÇ VE PARTNERLERİ GÜÇLENMELİ,ÇOĞALMALI...

İşte tüm bunları Bursalı futbol yazarlarına ve genç kuşağa iyi anlatmak lazım. Bazıları anlayabilir yaşları ve durumları müsaittir ama bazılarının anlaması mümkün değildir. Gençlerin bu anlamda bir kamuoyu haline gelebilmeleri için Grup Çeynç ve partner grupların çoğalması ve güçlenmesi gerekir. Ben bu anlamda Grup Çeynç’i çok önemli bir oluşum olarak görüyorum.

Grup Çeynç Yaz buluşmasında bu felsefeyi gördüm. Yani bir şey yaparsınız, birileri size bir şey desin diye işte bir oluşum desin diye... Ondan sonra bunu basamak olarak kullanıp başka bir yere geçersiniz. Ya da o çoşku, o heyecan kaybolur gider. Ama sizlerde görmek istediğim felsefeyi gördüm. Bugün Grup Çeynç olur yarın başka bir oluşum. Ama sizleri kent kültürünün dokunmasında ve yeniden organizasyonunda çok işlevsel bir konuma gelmiş gördüm. Bu felsefe beni sevindirdi ve heyecanlandırdı.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz: Bursa’da yeniden yapılanma biraz ivme kazandı. Akabinde Hagi Bursa’ya geldi. Hagi ile birlikte Bursa başarıyı yakalayabilecek mi ?

TRABZON'U İSTİYOR, BURSA'DAN KAÇIYOR...

İsmail Doğan : Hagi başarıya susamış bir kente geldi ve iyi bir buluşma oldu. Ama muhtemel başarısızlıklarda en büyük etkenlerden biri Hagi’nin çevresi olacak. Günün birinde Hagi’ye mikrofonu uzatıp “ İstanbul’a ne zaman gideceksin diye soracaklar.” Hagi bu güdük adamlara kulaklarını tıkarsa işini yaparsa başarılı olur.

Değerli kardeşim ben son 10 yılda birçok kez Bursaspor’un çok büyük başarılara giderken bir anda uçurumun kenarına gelmesini uzun uzun düşündüm...5-0 Galatasaray’ı yeniyorsun, takım bir kimya bütünlüğüne kavuşmuş birdenbire futbolcunu satıyorsun. Gordon Milne’yi alıyorsun adam üç yıllık projeye imza atıyor ama 2 ay sonra kaçıp gidiyor. 1-2 tane olsa tamam. Ben hadiselere psikolojik bakarım. O adamların patolojileriyle ilgili derim. Gordon Milne’nin yada Sözkesen’in kişilikleri ile ilgili derim.

Ama bunları alt alta getirdiğin zaman olay tamamen sosyolojik.

Bu kentte insanları mutsuz eden ne var ? Diye bir soru soruyorum. Adam A.Sebatspor’a gitmek istiyor,Trabzon’a gitmek istiyor,60.000 nüfuslu bir kentte yaşamak istiyor.Ama metropolde yaşamak istemiyor. Raylı sistemi,tarihi,turistik mekanlarıyla yaşanabilir kent Bursa’da yaşamak istemiyor. Bu çok önemli bir konu. Bunu sadece Bursasporlu yöneticiler değil Bursa umurunda olan herkesin düşünmesi lazım. Yabancı insanları bu kentte mutsuz eden huzursuz eden şey nedir ? Soruyu buraya yöneltmek lazım. İşte bunlardan bir tanesi Bursalıların bu kentte yaşanılmayacağına dair yabancı karşısındaki kompleksleridir.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Bahsettiğiniz negatif elektrik çevremizdeki herkesi etkiliyor bunu bizlerde farkediyoruz.

İsmail Doğan : Burada yaşanmazmış gibi insanları sıkmak psikolojik baskı altına almak ve o insanların hedeflerini birdenbire farklı hedefler haline dönüştürmek...

Bursa’da, buraya başarı için gelmiş insanları sıkan sosyolojik bir atmosfer var. Bunun sportif nedenlerinin üzerine gidilmelidir.

Bursa’da insanlar kendi değerlerine sahip çıkmıyorlar. Mesela, Bursaspor formasını giymiş olmasına rağmen Bursaspor’a, Bursa Takımı diyen ne söylediği belli Vedat Okyar’ı getiriyorlar ve hayranlıkla ağzına bakıyorlar.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Evet "Bursa Takımı" şeklinde isimlendirmeyi çok seviyorlar nedense ?

İsmail Doğan : Ama Özgürcüğüm , kendi vizyonunuzla, hinterlandınızla ilgili terimleri,kavramları doğru kullanırsanız ciddi bir kamuoyu oluşturup güçlü olabilirsiniz.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz : Hocam, sohbet boyunca birçok konuya değinme fırsatımız oldu. Son olarak camiamıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı ?

ŞAMPİYONLUK ŞARKILARLA GELİR...

İsmail Doğan : Taraftarlarımıza, yöneticilerimize, kalemşörlerimize çok önemli görevler düşüyor. Bursa’nın değerleriyle buluşma hadisesini gerçekleştirmesi lazım. Kendi söyleyip kendi dinleyen insanlarla, ahbap-çavuş ilişkileriyle şampiyon olunmaz.

Bursaspor kendi ritüelini, kendi sevincini yaratan bir takımdır.Timsah yürüyüşü birden bire bütün Türkiye’de simge haline gelmiştir. Birçok takım Bursaspor gibi sevinmeye başlamıştır.

Herkes sorumluluğunu bilmelidir. Korkularla, şampiyonluk fobileriyle şampiyon olunmaz. Vizyonla olunur.Çoşkuyla şampiyon olunur. Bir bakarsın iliklerine işlemiş bu.Şarkılarla gelir şampiyonluk...

Kudüs 2000 sene sonra nasıl Yahudilerin oldu ? Yahudiler biz Kudüs’ü alacağız dediler. Bunu futbol literatürüne çevirin “Biz şampiyon olacağız dediler.

Yüzlerce, binlerce Kudüs (Jaruselam) ile ilgili şarkılar bestelediler. Şiirler,naatlar yazdılar. Ben Kudüs’ün 2000 sene sonra şarkılarla,şiirlerle alındığını düşünüyorum.

Değerli Bursaspor.net sitesi temsilcisi kardeşim, beni hemşehrilerimle buluşturduğunuz için sana ve arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.

Bursaspor.net / Ozgur Tetiköz: Asıl biz teşekkür ederiz. Bizi kırmayıp zaman ayırdığınız ve bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için...

Yer : Hüsnügüzel Çay Bahçesi-Bursa
Tarih : 08.08.2003
Röportaj - Düzenleme : / Ozgur Tetiköz

Koordinasyon&Fotoğraflar: Uğur ÇELİKKOL

Bu röportaj 12606 sefer okunmuştur.

DİĞER RÖPORTAJLAR
 >> 02.12.2011   Michaël Chrétien Basser Röportajı
 >> 12.12.2010   Yılmaz Vural Röportajı
 >> 10.12.2010   Bursa''dan bir film geçti "Adı Aşk Bu Eziyetin"
 >> 10.08.2010   Milli Amigo Birol Röportajı
 >> 27.06.2009   Yeşil İnciler Röportajı
 >> 10.10.2008   Sarı Fırtına Vedat Vatansever Röportajı
 >> 02.09.2008   Kapalıçarşıda Bursaspor Sevgisi
 >> 18.08.2008   Gazeteci Levent Gencelli Röportajı
 >> 15.08.2008   Adnan Örnek Röportajı
 >> 11.07.2008   Okan Yılmaz Röportajı
 >> 06.06.2008   Mustafa Özkeskin Röportajı
 >> 17.12.2007   Fehmizat Bayraktar ile Bursa Ankara Kardeşliği üzerine Röportaj
 >> 15.12.2007   Bursasporlu taraftar dernek ve grup temsilcileri röportajı
 >> 09.05.2007   Hasan Bora Röportajı
 >> 07.11.2006   Sedat 3 Roportajı
 >> 16.02.2006   Miu ve Fresineanu Röportajı
 >> 01.05.2005   Bursaspor'un Kurucuları Röportajı

Tüm Röportajlar  

 
 12. Haftanın Maçı
Tarih: 19.11.2017
Stad: BURSA ATATÜRK STADYUMU
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 GALATASARAY A.Ş. 11 8 2 1 26
2 M.BAŞAKŞEHİR F.K. 11 7 2 2 23
3 BEŞİKTAŞ A.Ş. 11 6 3 2 21
4 KAYSERİSPOR 11 5 4 2 19
5 SİVASSPOR 11 6 1 4 19
6 BURSASPOR 11 5 2 4 17
7 FENERBAHÇE A.Ş. 11 4 5 2 17
8 GÖZTEPE 11 5 2 4 17

Tam  Liste »

.
.
 Anket        
Sizce 2016-17 sezonunda düşme korkusu yaşamamızın sorumlusu kimdir?
Bursaspor yönetimi
Bursaspor taraftarı
Bursasporlu futbolcular
Bursa basını
Yerel yöneticiler
Sonuçları İzle
.
.
 
.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2015 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]