Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor Süper Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.




İsmail Kemankaş

» Yazara E-posta
» Yazıcı formatı
» Arkadaşına Gönder

Göz, göz… Göztepe, Öfkeden mutluluğa…
NOT DEFTERİ: Yarım kalan Avrupa mutluluğu/ Göz, göz… Göztepe
Öfkeden mutluluğa…

Henüz liseye yeni başlamıştım. Büyük tutkumuz futbol ve doğal olarak Bursaspor’du.

Üstelik, 1. Lig’de ikinci yılını tamamlayan takımımız, Avrupa kupasına katılma biletini almak için gişenin önündeydi!

İkinci finalisti belirleyecek maç için takımlar sahaya çıktığında heyecan tam anlamıyla doruktaydı.

Bursalı taraftar, 1-1 biten ilk maçta sahadan atılan Kaptan Mesut’un yokluğu nedeniyle endişeliydi, ama İzmir’deki skor yine de umut vericiydi.

Herkes, kulaklarını açmış kadroları dinliyordu. Hakem üçlüsü Zeki Gürkan, Cumhur Demir, Özcan Gürkaynak şeklindeydi. Bursaspor’un hücumdaki sağ kanadında Canan oynayacaktı. 11 zaten ezberimizdeydi ve kolay kolay değişmezdi… Osman-Müfit, İrfan-İsmail, Ahmet, Cengiz-Canan (Orhan), Ersel, Stefanoviç (İbrahim), Taner, Haluk kadrosu zorunlu mu, yoksa taktik gereği mi oluştu, bilemezdik bunu. Sanki beraberliğe göre kurulmuştu.

Göztepe’nin kadrosunu neredeyse tüm Türkiye ezbere biliyordu, onlarda da değişiklik kolay olmazdı. Sadece, Kaptan Mesut ile birlikte, markajcısı Çağlayan da atılmıştı ilk maçta… Ali-K. Mehmet, Sabahattin-Hüseyin, B. Mehmet, A. İhsan-Cenap, Nihat, Fevzi, Gürsel, Halil tertibinde, Nihat ve Fevzi’nin yan yana oluşu dikkat çekiciydi. Artık, bu sonucu önemli, heyecan verici maçı izlemek kalmıştı geriye…

‘TOP BİR DURSA YA DA BİRİ YETİŞSE DE ÇIKARSA’

Bursaspor için Avrupa biletinin cebe indirilmesi sadece 90 dakikalık bir mücadeleye bağlıydı. Hem de golsüz bir beraberlik bile Avrupa kapısını ardına kadar açacaktı. Çünkü kupanın diğer finalisti Galatasaray, lig şampiyonluğunu garantilemişti.

Dolu tribünlerdeki binlerce Bursalı, takımların birbirini denemekle geçirdiği 90 dakikanın sonuna gelmiş, sahayı gözlemeyi bırakmış, kol saatlerinin kadranına odaklanmıştı. Çünkü şimdiki gibi, dev skorbordlar falan devrede değildi. Hakemin verdiği uzatmayı da ancak sahadaki üç siyah giyimli adam bilirdi.

Ne olduysa o anlarda oldu. Yeni kale arkası tribün tarafından ve sağ kanattan neredeyse son atağını yapan Göztepe, Fevzi’nin ortasında, topa kafasıyla adeta dokunan Nihat ile golü buluverdi. Fileye giden top o denli yavaştı ki, tüm stat ve kaleci Osman hep birlikte endişeyle izliyor ve “top bir dursa ya da biri yetişse de çıkarsa” diye içimizden söyleniyorduk.

Ardından derin bir sessizlik ve umutsuzca bir bekleyiş…

Sanki stat hoparlöründen anons yapılacak ve “Sayın seyirciler, izlediğiniz bu gol geçerli değil. O sırada maç zaten bitmişti. Avrupa şansını buraya kadar getiren ligin genç bir takımına bu yapılamaz. Maç beraberedir ve Bursaspor, şimdiden, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’na katılma hakkını kazanmıştır…” denecekti.

Tabii ki bu anons yapılmadı… Gol de geçerli sayıldı… Sessizlik yerini uğultuya bıraktı… Çünkü tribünlerdeki on binlerce taraftar uykudan uyandı ve bambaşka bir kimliğe büründü.

Sonrası malum; saha ortasında mahsur kalan Göztepeli oyuncular, kırılan oturma grubu tahtaları, öfke, kin ve gözyaşı.

Stadyum çıkışı daha da korkunçtu. Kültürpark kapısındaki tellerin hortum felaketine maruz kalmış gibi yere serilişi… Burada ilk kez rastladığım itfaiye aracının sıktığı tazyikli su ve evimize döndükten sonra Göztepe kafilesine yönelik, duyduğumuz çirkinlikler…

İstanbul basınının katmerli haberleri, üç yıl önceki olaylı Eskişehirspor maçının etkisiyle neredeyse linçe dönmüş kıvamda !

Olayları şimdiki düşüncem ve olgunluğumla onaylamam mümkün değil.

Ama o hayal kırıklığı anlarını 14 yaşında bir gencin heyecanı ile yaşayan biri için aynı duygu ve düşünceler hiç geçerli değildi.

Sonuç; Bursaspor’un Avrupa mecrası, 1969 yılından 1974’e kadar ertelendi.

Göztepe, Bursa’ya her gelişinde, o gün için bir avuç olan taraftarının “Göz, göz, Göztepe” tezahüratı, “Göz, göç Göztepe, gözün çıksın Göztepe’ye” dönüştü.

Ligdeki uzun yıllar, her iki takımı da farklı yerlere aldı götürdü.
Göztepe’nin, bu sezon öncesi, ligdeki son yolculuğu sırasında, geçmişin o öfkesi geçti, akl-ı selim galip geldi ve iki takım taraftarı dost oldu.
Yani, barışma hasletine sahip, Bursaspor ve Göztepe’nin sevdalıları, önce “kavga” sonra da “dostluk” demeyi bildiler.
11 Haziran 1969 gününde yaşadığım mutluluk ve hüzün, bugün yerini futbolun az da olsa kalan tatlı rekabet ve dostluk tarafına bıraktı.

‘İKİ KULÜBÜN KADİM DOSTLUĞU’
Amacım, kötü bir olayı günümüze taşımaktan ziyade, iki kulübün kadim dostluğunu anlatabilmekti.
Çünkü Göztepe ve Bursaspor, buna layık olmuş iki kulübün futbol takımlarıydı.
60’lı yıllarda Avrupa Fuar Şehirleri Kupası’nda (şimdiki UEFA Avrupa Ligi) fırtına gibi esen ve hatta yarı finale kadar çıkan Göztepe, o dönemde A Milli Takım’a hem teknik adamını, hem de en az 4-5 futbolcusu veriyordu.

Bursaspor’un 1975’teki Avrupa Kupa Galipleri Kupası’ndaki başarısını, İntertoto Kupası’nda kazandığı sempatiyi de bilmeyen yok sanırım.

Gelelim bugüne…

Bursaspor, Göztepe’yi ağırlayacak. İzmir ekibi, cesurca attığı teknik adam hamlesi ve iyi bir transfer politikası ile şu anda beklentinin üzerinde bir başarı yakaladı. İlk teknik sorumluluk deneyiminde, Bursaspor’da da forma giyen Tamer Tuna ve birinci yardımcısı kendi evladımız Tahsin Tam’ı izleyeceğiz.

Birçok okurumuz ve taraftar Tahsin Hoca’yı bilmeyebilir. Oysa çok uzun yıllar Gaziantep’teki şark hizmetinde, yüzlerce futbolcu izleyip, gurbette deneyim sahibi oldu.

İçimizden nadiren çıkan böyle değerleri de görmezden gelmeyelim diye düşünüyorum.

Galiba Bursaspor’dan söz edemedim… Hemen söze giriyorum; Mösyö Lö Gen, takımını ilmek ilmek işliyor. Ama bazen ilmek açılıyor ve yerine yenisini koymakta zorlanıyor. Yine de insana umut veren bir serinkanlılığı var.

Takım gibi bir takım izletiyor ve bana göre, bu durum sonuçtan önce geliyor.

Neyse bu kadar anı ve yorum yeter.

1969’dan getirip, şimdiki lig maçına odaklanalım. Eski bir dost takımla güzel ve keyifli bir maç izleyelim de, geçmişten gelen o yarım kalan mutluluğumuzu unutalım.


17.11.2017 18:50:37, İsmail Kemankaş

Bu yazı 159 kez okunmuştur.

Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz.


Yazar arşivi
 
 16. Haftanın Maçı
Tarih: 17.12.2017
Stad: TRABZON HÜSEYİN AVNİ AKER STADYUMU
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 GALATASARAY A.Ş. 13 9 2 2 29
2 M.BAŞAKŞEHİR F.K. 13 8 3 2 27
3 FENERBAHÇE A.Ş. 13 6 5 2 23
4 BEŞİKTAŞ A.Ş. 13 6 5 2 23
5 KAYSERİSPOR 13 6 5 2 23
6 BURSASPOR 13 6 3 4 21
7 GÖZTEPE 13 6 3 4 21
8 SİVASSPOR 13 6 1 6 19

Tam  Liste »

.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2015 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]