Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor TFF 2. Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.




Tankut Sözeri

» Yazara E-posta
» Yazıcı formatı
» Arkadaşına Gönder

Raşit Çetiner'in istifası, işçi sınıfı ve futbol...
Raşit Çetiner'in istifası üzerine yaptığım yorum için bazı okuyucularımdan gelen ek açıklama isteği üzerine bu yazı gerekli oldu. Sporla toplumsal sınıflar arasındaki ilişkiden söz etmiştim. Oradan girelim konuya, bakalım nereden ve nasıl çıkarız!

Belli sporların toplumsal sınıflarla ilişkisi vardır. Örneğin atın üzerine binilerek yapılan at yarışları ile atın arkasına küçük bir araba takılarak yapılan yarışlar. Birinin kökleri şövalyelere kadar giden asillerin yaşantısından kaynaklanırken, diğeri atlarına taktıkları arabalarla süt taşıyan köylü/işçilerin birbirleriyle yaptıkları yarışlardan kaynaklanır. Bu fark, günümüz profesyonel yarışlarında dahi onları yapan ve izleyen kitlelerde görülebilir. Birçok sporun yapılabilmesi belli bir refah düzeyini var sayar. Örneğin bir golf, bir tenis, kış sporları alt sınıfların hiçbir zaman semtine bile uğrayamadıkları sporlardır.

Bu bakımdan futbol işçiler için en ideal spor koşulları sunar; biraz boş bir alan, dört tane taş ve bir de top işlevi görecek bezden, kâğıttan veya akla gelebilecek her şeyden yapılabilen bir "top" her yerde her zaman bulunabilir. Arkadaş grupları takımlar olur. Belli bir gelir düzeyi ve olanaklar gerekmez futbol için.

Kombinasyon zenginliği, bireysel yeteneklerin, ortaklığın gücünü ortaya çıkarma ve geliştirme yaratıcılığı, kolay yapılabilir oluşu yanında, basit ama böylesine zengin olanaklar sunan başka bir spor yoktur futboldan başka. Futbolun büyüsü, bu müthiş sadeliği ve o ölçüde karmaşıklığındadır sanırım.

Ama ortada modern kapitalizm ve işçi sınıfı olmasaydı futbolun böyle yaygınlaşması mümkün olamazdı. Futbolun kendisi günümüz biçimiyle sanayi devrimi ve işçi sınıfının ürünüdür. İlk futbol kulübü 19. yüzyıl ortalarında, sanayi devriminden sonra, o günler için dünyanın fabrikası olan İngiltere'de kurulur. Futbolun yayılışı, dünyayı ele geçirmesi; bir bakıma kapitalizmin ve isçi sınıfının dünyayı ele geçirmesinin de en sağlam göstergesidir. Futbol bizde rebetiko, arabesk, davul zurnalı halaylı kutlamaları ile blue jean giyerek modern toplumu sırtında taşıyan işçi sınıfının en has ürünü olup elbette "ölmeye, ölmeye geldik!" bir alandır. Çünkü birey olarak toplumda büyük bir alan ya da önem taşımazken, taraftarlık denilen sihirli sözcükle takımıyla bütünleştirdiği kişiliği, gruplaşarak önem ve geniş bir alan kazanır.

Sermayenin gücü burada devreye girer. Yani bu gruplaşmaları, takımdaş olmayı destekler, takımlara yatırım yaparak her yıl heyecanın ve yeniden başlayacak yarışmanın ateşini körükler. Bu sayede fabrikasında çalıştığı kenti kolayca benimser işçi sınıfı. Toplu hareket etme konusunda ruhen tatmin olduğu için de kendi sınıfının haklarını korumak için bir araya gelmek, organize olmakta isteksiz davranır. Yetmez uluslar arası arenalarda boy gösteren futbol takımı ile de bütünleşerek ulus ile bütünleşir. Sermaye ve iktidarların istediği tam da budur.

Futbolla yatıp kalkan bir işçi çağdaş üretim ve yaşam süreçlerinin yarattığı fizyolojik, ruhsal yorgunlukları, yıpranmaları, gerilimleri daha kolaylıkla atıp kendini yenileyebilir. Bu da iş gücünün düzenli ve istikrarlı kullanımını, onun kendini yenilemesi için gerekli sosyal masrafların azalmasını getirir.

Çağdaş kapitalizm sağladığı bazı sosyal haklarla işçinin aile kurmasını destekler. Çünkü kadının ödenmemiş emeği, iş gücünün üretimi ve yeniden üretimin sosyal masraflarını azaltır, ücretlerin düşük tutulmasını sağlar. Böylece sermayenin kâr oranları yükselir.
Bir kentin takımı ardı ardına başarısız sonuçlar alırsa ne olur? Taraftar olan işçinin durumu ne haldedir? Bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Bir antranör eğer o kentin logosu, bir markası ve hatta taraftarları (işçiler) için birer idol olmuş futbolcuları ile iyi geçinemez, onları iyi motive edemezse başarısızlık kaçınılmazdır. Antrenör için de istifa kaçınılmazdır.

Yani istifadan sonra ne oldu da ligin en spektaküler futbolunu oynayan Vestel Spor'a 4 gol atıp galip geldi Bursaspor? Çetiner zamanında her biri Memlük askeri gibi oynarken, ne oldu da Çetiner gidince hepsi Fransız askeri oluverdiler? Çünkü herkes iyi biliyor ki; taraftarın, yani işçi sınıfının, daha fazla mutsuz edilmesinin bedeli ağır olur.
İşte Raşit Çetiner'in istifasındaki temel doğrular bunlardır. Derdimi anlatabildim sanırım.

Not/ Sayın Bülent Ecevit'in vefatı nedeniyle derin üzüntüler içinde kaldık. Milletimizin başı sağ olsun. Medyada çok detaylı yazılar, açıklamalar çıktı. Bir de ben tekrarlamayım dedim.

09.11.2006 10:30:56, Tankut Sözeri

Bu yazı 4323 kez okunmuştur.

Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz.


Yazar arşivi
 
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 ŞANLIURFASPOR 10 5 5 0 20
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 10 5 4 1 19
3 ÇORUM FK 9 5 1 3 16
4 ANKARASPOR 10 4 4 2 16
5 SOMASPOR 10 4 3 3 15
6 BITEXEN DÜZCESPOR 9 4 3 2 15
7 ANAGOLD 24ERZİNCANSPOR 9 4 3 2 15
8 TARSUS İDMAN YURDU 10 3 6 1 15

Tam  Liste »

.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2019 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]