Neden Başkan Oldun? Hayatımın tek rengi Bursaspor değil. Yaşadığım kendimi ait hissettiğim şehre dair değerlerden biri Bursaspor. Sokaklarında büyüdüğüm bu şehre ait değerlere karşı nasıl duygusal bir bağım varsa Bursaspor'a da var. Ben bu konunun duygusal tarafındayım yani tarafım, Bursaspor taraftarıyım.
Sene başında Bursaspor'un yaşadığı olağan kongre sonrası yaşanan süreç yeşil beyazlı kulübe gönül vermiş herkes gibi beni de derinden yaraladı. Yaraladı çünkü artık bizim geçmiş yıllarda gördüğümüz bildiğimiz Bursaspor Kulübü değildi gözümüz önündeki. Biz Bursaspor'a değişmez gönül bağımızla bağlı kalmaya devam ederken hiç bilmediğimiz, tanımadığımız insanlar tarafından Bursaspor çoktan duygunun gönül bağlarının olmadığı aksine menfaatin ve siyasetin ağlarını içten içe ördüğü, reklam aracı olarak görülen bir spor kulübü haline getirilmişti. Bursa'nın bugün getirildiği süreç kent adına yapılan rant hesaplarına Bursaspor'u da çekmiştir. Son yaşadığımız stadyum olayında olduğu gibi bu hesapları görmek ve yüksek sesle dile getirmek gerçek Bursasporlu olmanın gereğidir.
Sayın Ali Karasu'nun kimin zamanında ve neden Bursaspor kulübüne üye alındığını bilmiyorum. Benim esas merak ettiğim Bursaspor'a neden başkan olduğudur.
Karasu, Bursaspor' a yaşattığı tarihte benzeri olmayan yönetim kavgası ile tarihe geçti. Kavga aslında kent üzerindeki güç gösterisinin Bursaspor'a yansımasıydı. Halbuki Başkan Karasu, Bursaspor'u yönetmeye soyunurken yol arkadaşlarını kendi belirlemiş ve sonuna kadar gidileceği mesajını vermişti. Ama arabanın lastiği erken patladı. Başkan Karasu da, Karasu'ya karşı kazan kaldıran yöneticiler de işi inada taşıyarak Bursaspor'a zarar verdiler. Karasu Bursaspor'dan ayrılırken neden başkan olduğunu samimi bir şeklide açıklayarak ayrılmalıydı, çünkü adaylığının tek nedeninin Bursaspor sevgisi olmadığı bugün ortadadır. Keşke böyle olduğu kanıtlansa ve ben yanılsam…
Bursaspor'a başkan olmayı düşünenlerin en büyük sorumluluğu yönetecekleri kulübün başka hesaplara ve menfaatlere alet edilmesini engellemektir, yoksa o kulüpten nasıl menfaat edilir hesabını yapmak değildir. İlk görevleri Belediye başkanını ziyaret etmek hele hiç değildir. Onların sorumluluğu Bursa'yı başkalaştırma, kullanma, ortaya çıkacak rantı yönetme, pay çıkarma gibi oyunları baştan bozmak ve yeşil beyazlı renklere gönül vermiş insanların gönlünde bu çabalarıyla taht kurmak olmalıdır.
Sayın Ali Karasu'nun yerine bayrağı devralan Sayın İbrahim Yazıcı zor dönemde önemli bir yükün altına girdi. Gelen gideni aratır kuralı onun döneminde işlemeyecek gibi görünüyor. Ama listesindeki isimler sizlere yukarıda bahsetmeye çalıştığım konulardan çok uzak değil.
Yıllar çabuk geçiyor. Nasıl benim çocukluğumdaki duygusallığın, amatör ruhun, sevginin olduğu Bursaspor kalmadı ve değiştiyse ben de değiştim. Büyüdüm ve yaşadığım şehri, Bursa'yı yakından tanıyorum… Bu kent geçmişi kolay unutur. Hatalardan ders almaz. Bu satırları okuyanlar bana şunu söyleyebilir; senin hayal ettiğin o Bursaspor ve yönetim şekli geçmişte kaldı artık herşey değişti, ilişkiler değişti-onları arama. Peki eyvallah ben yine bu konunun duygusal tarafında olayım yani taraf olayım, Bursaspor taraftarı olayım.
Sağduyu; siyaset-ticaret-rant sarmalındaki gözbebeğimiz Bursaspor'umuzun önü ne kadar açık sizce?
20.10.2007 16:07:04, Uğur Çelikkol
Bu yazı 4717
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.