Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor TFF 2. Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.




Uğur Çelikkol

» Yazara E-posta
» Yazıcı formatı
» Arkadaşına Gönder

Kasımpaşa nire Elazığ nire?
Uzun zamandır üst üste galip gelme hasretiyle tutuştuğumuz ve şöyle bir rahat nefes almak istediğimiz bir dönemde soğuk, ama güneşin arada bir yüzünü gösterdiği bir aralık günü İstanbul'un eski süper lige hatır satır hesabı sonucu çıkarılmış Başbakanın mahalle takımı Kasımpaşa ile karşılaştık. Kasım ayını uğurlayıp aralık ayına merhaba dediğimiz Kasımpaşa ile soğuk bir cumartesi günü karşılaştığımız maçtan net bir skor ve taraftara nefes aldıran bir 3 puanla ayrılmıştık.

Günler kısa, akşam tez oldu, babamla Kapalıçarşı 'daki işyerimizi kapatıp eve doğru yola çıktık. Sakın öyle böyle demeyin, Bursaspor'un mağlup veya galip olması bizlerin ruhsal durumunu direk olarak etkiliyor. Kalabalık Cumhuriyet caddesinde dolmuş beklerken babam yaklaşan bir çekirge dolmuşuna sağ elini, kaldırarak 2 kişi olduğumuzu belirten bir işaret yaptı. Şoför yavaşladı ve durdu, sıkışık trafikte aracın arka koltuğuna biraz da aceleyle bindik.

Arabaya biner binmez şoför, gülümsediği halde bize doğru dönerek " Amca sen bana elinle zafer işareti mi yaptın yoksa, 2 kişi mi demek istedin " diye sordu? Babam da ona "Valla kardeşim pek zafer işareti yapacak günlerde değiliz " diyince "Olur mu amca Bursaspor Kasımpaşa'yı deplasmanda 2-0 yendi, bugün zafer günümüz" şeklinde hiç beklemeden cevap verdi. Konu umulmadık şekilde Bursaspor olunca daha fazla beklemenin anlamı yoktu. Bende genç Volkan ve Sercan'ın gol atmasının sevindirici olduğunu, Bursaspor'un kazandığı bu maçla önemli bir 3 puanı hanesine yazdırdığını anlatıyordum ki şoför kardeş lafı ağzıma tıktı "Bu cuma akşamı da Beşiktaşı yendiler mi ilk yarıyı iyi bir yerde bitiririz."

Babam konuyu tasdikler gibi başını sallarken, bende "İnşallah" dedim, baktım şoför Bursaspor meraklısı çantamda bulunan Bursaspor stickerlarından uzattım hemen ona. "Ah be abi çok teşekkür ederim, bunları hemen arabaya yapıştıracağım, hastasıyım ben Bursaspor'un abi üstelikte Bursalı değilim ben. Ben Bursaspor'un renklerine Elazığ'da aşık oldum" dedi ve başladı anlatmaya; " Yanlış olmasın ama sene 1976 olması lazım kupa maçında Bursaspor Elazığ'a gelmiş, amcam da bana o zaman bodur derdi, şu bizim boduru da alın maça götürelim dedi. Ben tabi havalarda uçuyorum o zaman. İlk defa maça gideceğiz. Neyse gittik maça oturduk seyrediyoruz. Elazığspor çıktı sahaya herkes alkışlıyor, derken Bursaspor bir çıktı sahaya o zamanda soğuk bir kış günü aynı bugün gibi, off off bir baktım Bursasporlu futbolcular giymiş yeşil-beyaz formaları ama beyazı daha çok, güneşin altında nasıl parlıyor biliyor musun? Aşık oldum ben o renklere, yeşile beyaza. Meşhur Bursasporlu futbolcularda var o zaman, Sedat var. Maç başladı Elazığ gol atı durum 1-0 oldu bende tık yok. Sonra Bursaspor gol attı ben çıktım ortaya GOOOLL diye bağırdım tabi arkadan da tanımadığım birinden yedim tokadı. Amcam ve arkadaşları da bu sefer bana tokat vuran adama çıkıştılar neden vuruyorsun çocuğa diye, ortalıkta bir tatsızlıktır gitti. Sonra amcam bana "Seni bir daha maça getirmeyeceğim" dedi.

Farketmezdi, bana Bursaspor virusu girmişti bir kere. Aradan geçti bir -iki sene, o yıllarda da bizim bazı akrabalar Bursa'da oturuyorlar, babam bir gün Bursa'ya gelecek yalvardım beni de götür diye. O da beni kırmadı beraberinde götürdü Bursa'ya. O hafta sonu da Bursa'da maç var yine , Bursaspor maçı. Yalvardım yakardım Bursaspor maçına gidelim diye, ve gittim. Bursa'da gittiğim o ilk maçı da unutamam.Biz sonra Bursa'ya yerleştik, güzel şehirdir, severim Bursa'yı. Sonra gel zaman git zaman ne deplasmanlar kaldı ne Bursa daki maçlar ve Bursaspor hastalığı aldı yürüdü bende."

Şoförün hikayesini dinlerken çocukluğumun geçtiği ve artık Bursa'nın en kozmopolit caddelerinden olan Altıparmak caddesini geçtik. Araba ve insan kalabalığı birbirine karışmış, ne yeşil nede beyaz kalmıştı ...tek renk vardı : gri.
Stadyumun yanından geçerken şoför bilmem hikayenin neresindeydi. Karagöz durağında indiğimizde arabanın arkasından şöyle bir baktım. Yürürken adamın Bursalı olmadığı halde Bursasporlu olmasının iyi birşey olup olmadığını sorguladım. Bir an içimden gelse de "Helal olsun adama ya Bursasporluymuş" diyemedim. Ülkenin her yerinden gelen insanlarla yağmalanan, sanayi yükü altında ezilen koca kozmopolit köy Bursa'dan bir parça koparmaya gelmiş o insanı içime sindiremedim ama kızamadım da. Şoför kardeş her zaman savunduğumuz "Yaşadığımız şehrin tüm değerlerine sahip çıkmak, yaşadığımız yerden sorumlu olmak gerçek kentli olmanın gururudur" söyleminin neresindeydi acaba?

Sadece Bursaspor'a sempati duyması onun peşinden koşması onu Bursa'lı yapıyor muydu, yeterli miydi? En azından yaşadığı kenti bir yönü ile benimsemiş olmadığına mı sevinmeliydim, bilemedim. Sorular birbiri ardına kafamdan gelip geçerken evin yolunu tuttum. Gece çoktan şehrin üzerini bir yorgan gibi kaplamış, şehrin tüm ışıkları yanmıştı. Bursa uzun bir kış gecesine hazırlanıyordu...

03.12.2007 18:25:46, Uğur Çelikkol

Bu yazı 4097 kez okunmuştur.

Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz.


Yazar arşivi
 
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 ŞANLIURFASPOR 10 5 5 0 20
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 10 5 4 1 19
3 ÇORUM FK 9 5 1 3 16
4 ANKARASPOR 10 4 4 2 16
5 SOMASPOR 10 4 3 3 15
6 BITEXEN DÜZCESPOR 9 4 3 2 15
7 ANAGOLD 24ERZİNCANSPOR 9 4 3 2 15
8 TARSUS İDMAN YURDU 10 3 6 1 15

Tam  Liste »

.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2019 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]