Gözlerde ki inanç Bursaspor İstanbul ile “nerede kalmıştık”ı oynadı Cumartesi günü. Belli ki “Nasıl kalmıştık”ı unutmuş Bursasporlu Futbolcular. Sadece Futbolcular mı? Bu şehirde yaşayanlar da...
Maçtan sonra hakeme, federasyona, sonrada futbolculara aleyhte tezahürat yapıldı. Her zaman olan şey değil mi? Ne önemi var, maçtan sonra ağzına mikrofon tutulan futbolcuların klişeleşmiş cümleleleri vardır “Lig uzun maraton”, “Bu maç geride kaldı önümüzdeki maçlara bakacağız”. Maç sonunda bağırılan çağırılan hedeflerde işte bunun gibi bir şey artık. Gerçekten hiçbir anlamı ve faydası yok, bağıran insanların boğazını acıtmaktan başka bir işe yaramıyor. Geçen sene ligte nasıl kaldığımızı hatırlayalım, unutmayalım. Stadyum dolu ... Nereden baksanız onbin kişinin üzerinde bir seyirci kitlesi ama ne kitle... Kilitlenmiş bir kitle. Ve anahtarı yok, maalesef Bursa halkının anahtarı yok, bu şehrin insanının vizyonunu açacak, önünü ferahlatacak pencerenin anahtarı yok. Birisi pencereleri kilitlemiş ve anahtarı da Nilüfer deresine atmış. Arayın bulun.
Bursa’da ki bu kilitlenmeyi hissedenler ve kaçma şansı olanlar kaçmış gitmiş. İstanbul'da ve diğer şehirlerde bir sürü başarılı iş ve kültür adamı var ama iş Bursa’larına gelince 3 maymunu oynuyorlar. Ya Bursa’yı ciddiye almıyorlar ya da Bursaspor’u sporuna tutuyorlar. Malatyalı, Ankara'lı, Gaziantep'li Bursalı’dan daha mı vizyonlu sizce?
Birkaç satırda şu gündemdeki antrenör değişikleri hakkında yazmak istiyorum müsadenizle. Hagi geldi kısa bir zaman sonra gitti. Tamam kendini Bursalı hissetmedi, yönetimle ters düştü vs bir sürü dedikodu yazıldı çizildi.Galatasaray maçlarında kendisine her türlü küfürü eden Bursa taraftarı “I love you Hagi” diye bağırdı çağırdı. Kimibe göre takımı yarı yolda bıraktı, ama kaçtı neyse şimdi ne oldu? Hagi’den sonra takımın havası bitti, Ümit Kayıhan'la yerlere düştü ve Özhan Canaydın’ın yaptığı gibi Nejat Biyediç’e sarıldık. Fatih terim kariyerinin zirvesinde gittiği İtalya’da antrenörlük hayatını noktalamalıydı. Özellikle Floransa’da yaşadığı günler her yiğidin harcı değil zira İtalya ve Futbolu bambaşka bir alemdir. Peki ne yaptı Terim? Döndü tekrar cadı kazanına Galatasaray'ın başına geçti ve tek tek çıktığı merdivenleri başladı üçer beşer inmeye ve şu anda zemin katta, belkide bodruma girmiştir. Bitmedi, şimdi Galatasaray’ın başına kim getirildi? Hagi ! Yapmayın Allahaşkına lütfen yapmayın...Bir kişi de gerçekleri görsün artık. Bu kadar İstanbul takımı yalakası olmayın. Hagi ancak federasyon ve futbol mafyası isterse başarılı olur yoksa zor. Peki ya Biyediç ne yapar? O da biliyor hayatının en büyük kumarını oynadığını... ama sorunun cevabını o bile veremez.
Son yazımda sezonu erkenden bitirmiştim. Konya ile evimizde oynadığımız kupa maçının ardından Bursaspor için sezonun bittiğini öyle veya böyle geçeceğini ve ruhsuz bir sezonun daha sona ereceğinden bahsetmiştim. Kupa maçları hep eziyet olmuştur Bursa seyircisi için, sonrasında da lig oynanan birkaç gazozuna maçla biter , o yüzden. İstanbul maçından sonra biraz acele etmişim hissine kapıldım. İçimdeki bu his hakkında başka bir şey yazmak istemiyorum.
Cumartesi günü stadyumda gördüğüm şu; gerçek Bursasporlular artık maça gelmiyor bile. On bin kişi içinde belki de 1000 kişi yoktu gerçek anlamda bu işe gönül vermiş.
Bu neye benziyor biliyormusunuz? Pazar günü seçimlerde oy kullanmayan milyonlarca insanın yaptığına...Artık ümidi kesmişler mi dersiniz, defteri kapatmışlar mı dersiniz, İnançları kalmamış mı dersiniz ne derseniz deyin.
Stadyumda ki insanların gözünde inanç yoktu ama işin kötüsü başka bir şey de yoktu.
İşin özü üzülmeye devam, ülkemizdeki futbol anlayışından tiksinmeye devam , Bursaspor’dan soğumaya ve soğutulmaya devam...
29.03.2004 00:00:40, Uğur Çelikkol
Bu yazı 3141
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.