Bursaspor Bir Tane Öncelikle neden yazılarımızı güncellemediğimiz konusunda lütfen bize sitem etmeyin. Size sormak isterim, ne yazacaksınız? Eleştirmek ve karamsar tablolar üzerine yorum yazmaktan dünyamız karardı, ne zaman Bursasporumuzu tebrik eden ve öven yazılar yazacağız gerçekten merak ediyorum.
Geçen hafta bir restaurantta Bursasporlu arkadaşlarla oturuyorduk. Aynı akşam televizyonda Federasyon kupası karşılaşmasında Gençlerbirliği ve Beşiktaş karşılaşıyorlardı. Biz özellikle o maç için toplanmamıştık. Yanımda bulunan arkadaşlar Gençlerbirliği gol atınca kendilerini tutamayarak alkışladılar. Gençlerbirliğine haklı olarak alkış tutan arkadaşlarımın ve benim bu davranışımızın sebebi sizlerinde tahmin ettiği gibi; Bursasporumuzun da Gençlerbirliği gibi başarılı bir takım olması özlemi ve İstanbul takımlarına karşı oynayan Anadolu takımlarına olan sempatimizdi. Olay bundan sonra başlıyor aslında. Gençlerbirliği gol atınca sevinen arkadaşlarıma diğer masalarda oturan birkaç kişi anında tepki göstererek, biraz da haddini aşan konuşmalarda bulundular. Peki bu adamlar kimdi ve neden tepki göstermişlerdi? Muhtemelen bizleri diğer İstanbul takımlarını tutan insanlar olarak tahmin etmişler ve Beşiktaş yeniliyor diye sevindiğimizi düşünmüşlerdi. Evet bir başka tahmine gerek yok. Peki biz o anda neredeydik? Bursa’nın göbeğinde üstelik Bursa’nın en eski restaurantlarından birindeydik. Bursa’nın futbol takımı Bursaspor’un adı bile okunmuyordu. Doğru ya Bursaspor çok uzakta bir şehrin takımı veya çoktan bazı insanlara göre 2.ligte oynayan bir takımdı belki de. Olayı hazmedemeyen arkadaşlarım “Bizler Bursalıyız ve Bursasporluyuz, İstanbul takımlarını sevmiyoruz” diyerek kendilerine gösterilen tepkinin anlamsızlığını ifade etmeye çalıştılar, onlara bende katıldım elbette. Faydasızdı, hatta tepki ve hakaret içeren sözler artarak devam etti. Sözü fazla uzatmayacağım maç sona erdiğinde Gençlerbirliği bileğinin hakkıyla Beşiktaş’ı hallaç pamuğu gibi atarak galip geldi. İlginç bir şekilde az önce elektriklenen hava kendiliğinden yumuşamaya başladı. Ve bundan 15-20 dakika önce karşılıklı atışmalar yaşadığımız insanlar hepsi birden bire Bursalı ve Bursasporlu olduklarını itiraf etmeye başladılar, evet bu bir itiraftı, mahkeme salonunda değildik ama hepsi teker teker “Bende Bursalıyım”, “Evet bende 35 yıllık Bursasporluyum” diyordu. “Aydın deplasmanına gittim” dedi birisi, “Ben kaç deplasman gittiğimi unuttum” dedi bir başkası. Esas bomba şimdi geliyor; “Ben de kongre üyesiyim dedi bir başkası”.
Bütün bu insanlar yarım saat kadar önce “Bursalıyım ve Bursasporluyum” diye haykıran bizlere var güçleri ile saldırmışlardı. Şimdi ise günah çıkarıyorlardı birer birer. Günah çıkarmanın sonu gelmiyordu ama erkekliğide elden bırakmak istemeyen bu insanlar sürekli olarak son dönem yöneticileri ve futbolcuları eleştirip duruyorlar, yerden yere vuruyorlardı. “Bir daha maça gitmem diye yemin ettim” diye bağırdı birisi. Kimbilir hangi olaydı onu bu hale getiren? Bu nefreti, bu kini her yakaladığı fırsatta kusmasını sağlayan. Trabzon’da elendiğimiz Federasyon Kupası maçı mı? Baliç’i satan Remzi Cinoğlu yönetimi mi? Yoksa İmparator Biyediç’in gönderilmesi mi? Bursa insanının kafasında Bursaspor bitmiş. Bize oradan ayrılmak düşerdi. Bursaspor sevgimizi de bir kez daha içimize gömmek. Ne acı bir tecrübe kendi şehrinin insanı ile Bursaspor’u tartışamamak, içimizdeki Bursaspor ve Bursa sevgisini anlatamamak? O akşam oradan ayrıldıktan sonra yolda hep yaşananları düşündüm, hazmedemedim, hala da etmiş değilim. Bizim başından beri Bursaspor’a bu şehrin değerlerinden biri olarak yaklaşmamız, bu anlamda ona sahip çıkmamız ve bunun tam aksine diğer insan yığınlarının kendilerine sadece kolay başarı sunabilecek takımların seyircisi olmaları... Bursa’da Bursaspor’un haricinde ki takımlarla körlemesine futbol zevkini tatmin eden o kadar çok Bursa’lı var ki bunların sayısı bizim mücadele gücümüzü aşmış durumda. Çünkü artık çok azınlıktayız. Tahmin edebileceğinizden de daha çok. Nasıl bu noktaya gelindiğini yazmaya kalkarsam sayfalar yetmez. Siz Bursaspor’u yakından takip eden insanlar zaten bilirsiniz bu sancılı süreci. Bursa’da oturan bu insanların bilmediği ve hala umursamadığı tek bir gerçek var; Bursaspor ve Bursa gerçekten bir tane, ama bu şehre ve takıma hakettiği değeri veremeyecek binlerce duygusuz insan yaşıyor bu şehirde. İngiltere ve Amerika’nın Irakta giriştiği dayatmalar ve savaş girişimleri nasıl ki yeni dünya düzenini kuracaksa Bursa şehrinin insanı ve Bursaspor’da istese de istemesede bu yeni düzende yerini alacaktır. Ama şehrimin insanı ne zaman uyanacak acaba daldığı derin uykudan... Uyanın Bursalılar, Uyanın! Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla yaşayan yaratıklar uyanın! Yeni dünya düzeninde 2.lig maçlarını hiç seyretmezsiniz siz bilirim. Çünkü 1.ligte yaşadığınız şehrin bir takımı olduğunu bile bilmiyorsunuz çoğunuz. “Ne tutacağım Bursaspor’u yahu hep yeniliyor, başarı yok” değilmi? Sizler Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş borazancıları, kolay başarılar ile avunmaya alışmış umarsız insanlar ordusu olmuşsunuz ne yazık! Sizler kadar yaşadığı şehre kayıtsız kalan bir toplum daha yoktur. Uzak durun ! Tek istediğim bu... Bursamız’dan ve Bursasporumuz’dan uzak durun...Başka hiçbir şey istemiyorum....Onlar gerçekten bir tane...
*Not: Bu yazı yukarda yazımda bahsettiğim (ne ilk ne de son olacak) geceyi paylaştığım büyüğüm Şenol Çelikkol ve arkadaşlarım, Sungurtekin Öztan ve Engin Akdemir’e atfedilmiştir.
10.03.2003 00:00:40, Uğur Çelikkol
Bu yazı 3152
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.