Eskişehir ve Bursa Yaşadığımız şehrin 80'li yılların başından bu yana nasıl yağmalandığını yakından gözlemleyenlerdenim. Yaşadığım şehre dair tüm sosyolojik, toplumsal ve kent mimarisi adına gelişmelerini izliyorum. Bu şehirde nefes alıp veriyorsanız farkında olmanız gereken gelişmeler var. Yerimiz Bursaspor internet sitesi ama konumuz sadece futbol veya sadece tribünlerde söylenen şarkılar değil.
Ankara'ya giderken veya başka bir yerden dönerken Eskişehir'in dışından geçmişsinizdir. Uzaktan bakıp dudak bükmüş hatta ne kadar soğuk, itici bir şehir yorumunu bile yapmış olabilirsiniz.
Uzun zaman sonra ilk kez geçen sene şubat ayında bir geleneksel tiyatro seminerine katılmak amacıyla gittiğim Eskişehir beni gerçekten şaşırttı. Beni şaşırtan sadece şehrin genel görünüşündeki takdire şayan değişiklikler değil aynı zamanda da Eskişehir'in modern ve aydın insanlarıydı. Şehrin ileri görüşlü Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in kentin yazgısını nasıl değiştirdiğine yakından şahit oldum.
Eskişehirspor ve Bursaspor taraftarları arasında olaylar olduğu geçmiş dönemlerde Eskişehirliler Bursa'yı kıskanırlardı ama şimdi Bursalılar Eskişehir'i kıskanıyor. Doğrusu ben kıskandım. Eskişehir çok güzelleşmiş, gelişmiş. Anadolu'nun ortasında bir Avrupalı kent olmuş. Eskişehir'de yürüyüş yaparken Paris'i, Viyana'yı, Prag'ı, eski yeşil Bursa'yı solumak mümkün. Şehrin içinden geçen Porsuk çayı hayat bulmuş hayat veriyor. Biz Nilüfer'i kirlettik. Bursa'nın yeşili katlediliyor. Ova kalmadı. Eskişehir'de çınarlar ve çeşit çeşit ağaçlar sizi karşılamaya başladı.
Bursa'ya gelen ziyaretçilere bir elin parmakları kadar eski Bursa evlerine örnek göstermek mümkün iken Eskişehir Belediyesi koskoca Odunpazarı bölgesini olduğu haliyle tüm evleri ve sokakları ile restore etti, ediyor. Bursa sokaklarındaki gibi iğrenç, estetikten hiç nasibini almamış apartmanlar arada kalmış tek tük eski Bursa evinin üzerine çullanmış, onları yutmak üzere görüntüsü yok. Yaşadığımız şehirde son dönemde Osmangazi Beldiyesinin bazı restorasyon ve kimi yerde yeniden inşaa çalışmaları da olmasa Bursa'nın Bitinya, Roma, Bizans ve Osmanlı'dan günümüze kadar kültürle dolu tarihinden ve geçmişinden şüphe etme noktasına geleceğim.
Eskişehir, son yıllarda çağdaş kentleşmenin bayraktarlığını yapıyor. "Marka kent" tanımını da hak ediyor. Bursa, son 35- 40 yıl içinde güzelliklerini hoyratça katlederken
Eskişehir, Yılmaz Büyükerşen'in çabalarıyla bambaşka bir kent oldu. Bursa'nın, Eskişehir örneklerinden alacağı çok dersler var. Bursamızda kentin en hareketli caddesi olan Atatürk caddesinde yakın zamanda yaşadığımız kaldırım taşı döşeme rezaleti bile sizin için yeterli bir örnek olabilir. Eskişehir'de raylı ulaşım bizdeki kadar pahalı çözülmemiş ve kentin en ücra noktasına kadar giden bir tramvay var.
Kent moralinin yükselmesini, insanların yaşanılır bir çevrede soluk almasını, bencillik değil paylaşımcılığın öne çıkmasını, sorumluluk sahibi olarak yaşadığı kente ve değerlerine sahip çıkmasını toplumsal denetimin artması olarak görmek lazım. Tribünlerin bilinçlenmesi, kültür seviyesi yüksek taraftar aynı yaşanan kentlerdeki gibi futbolda da gerçeklerin gizlenmesini önleyecektir. Örneğin, Bursa'daki yanlışların kente neler kaybettirdiğini Bursasporlular Eskişehirlilere taşıyacaklar, Eskişehir deplasmanına giden Bursasporlu taraftarlar o kentte son dönemdeki çağdaş gelişiminin kazandırdıklarıyla ilgili gözlemleri bir dostluk buluşmasında paylaşacaklar ve Porsuk Çayı kenarında çayını yudumlayan Bursaspor taraftarı kendi şehrini düşünüp, "kentleşme adına bunlar da yapılabiliyormuş!" diyecektir.
Porsuk'un nasıl temizlendiğini, çağdaş değerlerle nasıl donatıldığını görmek Bursaspor taraftarının Bursa'ya bir başka gözle bakmasını sağlayacaktır.
Havaya uçup giden nutuklar, biz yaptık oldu mantığının kenara bırakılmasının zamanının geldiğini haykıranların sayısı böyle dostlukların pekişmesiyle artacaktır. Örneğin, Bursa adına söz söylemenin bazı insanların tekelinde olmadığı bu şehrin gerçek sahiplerine ait olduğu daha güçlü vurgulanacaktır.
Belki de Bursa Kültürpark'ın kimi çay bahçelerindeki rant pazarlıkları Bursaspor taraftarının güzel örnekleri başka kentlerde görmesiyle bozulacak, çay bahçelerinden Bursa'yı yönlendirme ve yönetme hesapları ters dönecektir.
Bursaspor taraftarı, Eskişehir'deki çağdaş kentleşmenin içinde esnafın, halkın Türkiye'nin gelceğine sahip çıkacak aydın öğrencilerin bulunduğunu, Porsuk kenarındaki çay bahçelerinde çağdaş değerlerin öne çıktığını, Eskişehir'deki tiyatro biletlerinin aylar öncesinden tükendiğini öğrendiğinde, Bursa'daki kimi çay bahçelerindeki orta oyunu ve komedyaların ardındaki gerçekleri görebilmek için sanatın ve kültürün ne kadar önemli olduğunu keşfedecektir.
Geçtiğimiz Pazar günü oynanan Bursaspor-Eskişehirspor maçını "Bir kaza oldu, önümüzdeki maçlara bakacağız, kötü oynadık ders çıkarmalıyız" laflarına sorgulamadan inanarak değerlendirmek yerine neden kaybettiğimizi gerçekten merak edenler Eskişehir deplasmanına gitmeli ve o şehrin sokaklarında yürüyerek havayı solumalıdır.
Bursa'nın ve Bursaspor'un yıllardır önüne ne zaman tarihi bir çıta yükseltme fırsatı çıksa o fırsatı değerlendiremeyerek, hatta mevcut çıtayı da kafasına düşürerek altında kalmasının sebebini işte o zaman anlayabilirsiniz.
Esas mesele tarihi geçmişiyle bütünleşmiş, yaşadığı şehrin geçmişindeki tüm medeniyetlere sahip çıkan, yaşadığı kenti ve çevresini tanıyan, kentli olmanın bilinciyle hareket ederek şehri için bir şeyler yapan ve hepsinden önemlisi AYDIN insanların yaşadığı şehrin futbol takımının taraftarı olmaktır.
21.10.2008 11:43:55, Uğur Çelikkol
Bu yazı 6508
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.