Dağ Uludağ Dağlar, dünyanın ekseni olduğu varsayımı ile yüksekliklerine göre bir çok simgenin konusudur. Dağlar görkemli yükseklikleriyle, tanrıların varlıklarını gösterdikleri kutsal yerler olarak cennete uzanan mekânların simgesidirler. Çünkü dağlar tanrıların evlerinin bulunduğu alanlar olarak cennet ve dünyanın buluştuğu yerlerdir ki; zirveleri insanın yükselebileceği hudutlardır. Bu nedenle insanın kendi ufku içindeki bu yüksekliğin izdüşümünde dünyanın merkezi (ekseni) olduğu inancı yaygındır. Musa on emri Sina Dağında aldı, Taocular cennete gitmek için dağın tepesine tırmanırlar; cennet için mesaj oradadır çünkü. Uzakdoğu’nun bilinen en ünlü eksen dağı Hindistan’daki Meru dağıdır; tanrılar bir yılana sardıkları Meru dağını bin yıl sallayarak ölümsüzlük hoama’sını üretirler. Çin’de Li-ku-ye ve Fujiyama dağı, Yunan’da Olympus, Pers’te Alburz. Her üç semavi dinin kutsal dağı Zion (Siyon) Zeytin dağı, Hz. Süleyman’ın yüzüğünün saklı olduğuna inanılan Afrika’da Klimanjaro, İslâmi Mekke’de Kâbe, gene İslâm mitolojisinde geçen Kaf dağı, Tibet Potala v.b. Sümerler dağlara Ana Tanrıça’nın doğurduğu farklı kitleler olarak içinden on binlerce var oluşun çıktığı. dünya yumurtası diye bakıyordu. Yaptıkları tapınak ziguratlar Sümer dilinde dağ anlamına geliyordu ve göğün yedi katı demek olan yedi gezegeni simgeliyordu. Satürn cennetin olduğu gezegendi. Elbette en tepede tanrının evi olarak güneş tapınağı bulunuyordu. İslâm kozmolojisinde Kaf dağı, yerküreye hükmeden dağdır. Erken Arap düşünürleri genellikle dünyayı düz bir tepsi olarak algılıyorlardı. Kaf dağı da, bu düz tepsiden ayrı olarak geçilemez, ulaşılamaz bir yer olarak kabul ediliyordu. Peygamberin söylediğine göre; karanlığın ülkesi olup, üzerinden aşmak için dört ay gerekmektedir. Bazı söylenlere göre Kaf Dağı zümrütten meydana gelmiş olup, Cennetin derinlerinden gelen, maviye çalık yeşil gibi parıldamaktadır. Bir diğer söylene göre sadece Kaf Dağı üzerindeki kaya bir çeşit zümrüttür. Bu kaya, Tanrı tarafından dünyayı tutması için yaratılmış bir direktir. Gerçekte temel olarak Dünya böylesi bir destek olmadan kendiliğinden ayakta kalamazdı. Eğer Kaf Dağı olmasa idi; Dünya devamlı sarsıntıların yeri olacak ve üzerinde her hangi bir yaşam türü mümkün olmayacaktı. Bu anlatım bizi dünyanın merkezi ve göbeği simgeciliğine götürür. Omphalos denilen bir evrensel kavrama. Bu kavram Dağ kavramı ile de sıkıca ilişkilidir. Genel görüşe göre, Kaf Dağı, dünyadaki bütün dağların anası olarak görülmektedir. Sonuçta, toprak altındaki karmaşaya kökleri ve damarları ile katılarak; Tanrının bir ülkenin yok edilmesi isteğine bağlı olarak bu köklerinden birisine zelzele olması için talimat vermesi yeterliydi. Kaf Dağı görünenle, görünmeyen arasındaki hududu simgeliyordu. İnsanlar O’nun arkasında ne olduğunu bilmiyordu ve sadece Tanrı O’nun arkasında ne olduğunu biliyor ve üzerindeki canlıların türlerinden ve varlığından haberdardı. Genelde Kaf Dağı; bütün sıfatlarıyla birlikte ilâhi Hakk’ın tüm sıfatlarıyla birlikte ilâhi hakikatin gerçek biçimiyle ortaya çıkmasındaki simgedir. Uludağ da, mitolojik Kaf Değ’ının yavrusu olarak ilâhi hakikatin gerçek biçimiyle çıktığı yer olmaktadır bu durumda. Bursa’nın ekseni, Doğu Roma’nın Olympus’u olarak; üzerinde var olan su kaynakları, bitki ve canlı türleriyle Bursa’nın cennete uzanan kapısıdır. Ne yazık ki, üzerinde var olan bunca zenginliğe karşın insanları yoksuldur; varlık içinde yokluk çekiyorlar. Yaşadıkları ortamı daha iyiye götürecek yatırım ve enerjiden yoksunlar, ancak geçinebiliyorlar. Arada bir kendisini ziyarete gelenleri eli açıklıkla ağırlıyor, yaşadığı dağ gibi sevgiyle kucak açıyorlar. Gelenler ise, sıcacık evlerinin ortamında belki eşe, dosta anlatacakları bir tatlı anıya sahip olarak dönüp unutuverirler bu güzelim dağı ve insanlarını. Bursa’nın Nasrettin Hocası; İncili Çavuştur. Sormuşlar: - Erenler, Uludağ’ın nesini seversin en çok? - Kavurmasını, demiş erenler. O güzelim kekik otlarıyla beslenen kuzuları işaret edip. - Ya ovanın nesini beğenirsin? - Kıvırmasını, demiş. Çok güzel kaşık oyunu oynarlar! İncili haklı; kaşıktaki lokmayı paylaşmak kolay değil, ovalı kıvırmasın da ne yapsın?.
23.11.2004 00:00:40, Tankut Sözeri
Bu yazı 3221
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.