Bursa futbolunun fikir, düşünce, yorum ve arşiv sitesi...
Bursaspor TFF 2. Lig Taraftar Köşesi Kale Arkası Yazarlar Röportajlar Grup Çeynç İletişim  
.




Uğur Çelikkol

» Yazara E-posta
» Yazıcı formatı
» Arkadaşına Gönder

Yılmaz Vural Yumruk Şov

Yılmaz Vural Türk futbolunun günümüzde geldiği noktada kim ne derse desin iz bırakmış bir teknik adamdır. Zaman zaman ortaya çıkar bazen kaybolur, ama hep bir yerlerden adını duyurur. Siz tam "falanca takımdaydı galiba" derken o başka bir takımı sırtlamış götürmeye çalışırken başka bir şehirden çıkar ortaya .

Bursa'ya geldiği ilk zamanlarda verdiği röportajlarla hep Almanya'da aldığı futbol eğitiminden bahseder futbolun akademik yüzünü göstermeye çalışırdı. Dorde Miliç'i takip eden antrenörlüğünde 91-92 sezonunda idealist çıkışları ve oynattığı atak futbol ile Bursalı futbolseverlerin gönlünde taht kurmuş bir adamdır.

1992-93 sezonunda bizimde gençlik heyecanımızın zirve yaptığı dönemde, galibiyetle biten her maç sonrası Yılmaz Hoca'yı tribünlere çağırır ve meşhur yumruk şovunu yapması için bağırırdık. Yılmaz Vural tribünleri kırmaz kan ter içinde kalana kadar tüm stadyumu dolaşır galibiyet sevinci yaşayan tüm taraftarları bir kez daha mest ederdi. Bursaspor'dan ayrılacağı belli olduğunda Bursaspor tribünlerinde "Yılmaz Hoca Bizi Bırakma" diye bağıran binlerce taraftardan biri de bendim. Ne yalan söyleyeyim aramızda tuhaf bir duygusal bağ oluşmuştu.

Bursaspor teknik adam tarihine baktığımızda en çok takımın başına gelenler sıralamasında Tucaltan hocadan sonra Nejat Biyediç ve Hasan Bora dörder kezle ilk sırayı paylaşıyorlar. Kemal Ömeragiç ve Yılmaz Vural'da 3'er kez takımın başına geçerek, bu iki ismi takip ediyorlar ve Bursaspor'da en fazla teknik direktörlük yapan isimler olarak geçmişin sayfalarında yerlerini alıyorlar.

Yılmaz Vural her fırsatta takımların kendisini genelde zora düştüğünde hatırladığını ifade ederek ''Takımlar bana teklifi zora düşünce yapıyorlar. Görev aldığımda da soruyorum, 'Madem bana çok inanıyordun neden sezon başı getirmedin?' diye. Başka başka şeyler söylüyorlar. İnsanlar, bir antrenörün kulüpte etkin olup, yetki ve sorumluluklarıyla iş yapmasını arzu ederse Yılmaz Vural orada olur. Onun dışında Yılmaz Vural kimsenin dediğini yapacak adam değildir. İnsanlar Yılmaz Vural'ı görmek istemiyorlar. Kör bunlar kör. Bana döndüklerinde gözlerini diğer tarafa çeviriyorlar. Benim yeterliliğimi hiçbir zaman kavramak istemiyorlar'' diye konuşuyor. Haklı yanları var mı? Evet hem de çok!

Yılmaz Hoca'nın sitemi "Türk futbol kamuoyuna çok kırgınım. 56 yaşıma geldim bu ülke maalesef beni hala kullanmayı bilemedi. Bana öyle küçük görevler atfettiler ki, ayıp ettiler. Bu adamı al götür bakalım bir yere. Prolisansım var, bunu ben sokaktan almadım, yıllarımı verdim. İki üniversite bitirdim, antrenörlük yaşamımdan önce 7 sene profesyonel futbol oynadım. Bu ülkede maalesef benim tarzımdaki insanları kimse ön plana getirmez. Çünkü gittiğim yerde iz bırakırım. Gittiğim yerde bir şeyler yaparım, bir şeyler üretirim. İnsanlar maalesef bizim dolu dolu yeterli olduğumuzu biliyorlar ama bizim bir yerde olmamızı istemiyorlar.'' Şeklinde devam ediyor...ve görünen o ki Türkiye'deki bu futbol düzeni içinde de devam edecek.

Yıllar geçti değişen, yıpranan ve malum futbol düzenine iyi kötü kendine göre ayak uyduran Yılmaz Hoca yine zaman zaman kendini gündeme çıkarmayı başarıyor, hangi maçı kazanacağını biliyor, hangi maçı kazanmak istediğini biliyor. Kasımpaşa ile önce Trabzon sonra Fenerbahçe karşısında aldığı galibiyetler yukarda yazdıklarıma çok iyi birer örnek.

Bugün Türkiye'de Yılmaz Vural'ın, Ertuğrul Sağlam'ın, Tolunay Kafkas'ın başarısını bir yabancı teknik adam yakalasaydı şimdi kahramandı. Üzerine ne destanlar yazılırdı. "Teknik direktör böyle olur kardeşim" apoleti çoktan takılırdı.

Fenerbahçe, Beşiktaş ile oynayacak; Teknik Direktör Daum'un beyanatı; "İnönü'den bir puan çıkarsak başarı..."
Kasımpaşa, Fenerbahçe'ye konuk olacak; Teknik Direktör Yılmaz Vural'ın beyanatı; "Real gelse ne yazar..."
İşte anlayış farkı, işte cesaret, işte kendine güven...! İster deli cesareti deyin ister şans.

Biri yaklaşık 115 milyon euro değerindeki bir takımı çalıştırıyor, diğeri 14 milyon euroluk... İki takım arasında kalite olarak nasıl dağlar kadar fark varsa, kabul edersiniz veya etmezsiniz hocaları arasında da bir o kadar fark var...
Kulübeden doksan dakika Fenerbahçe'nin ezilişini seyreden, kararlarıyla futboldan biraz anlayanların tüylerini ürperten, haftalardır biçare takıma hükmedemeyen Alman hocadan üç yıl üst üste şampiyonluk beklemek hayalcilikten öteye gitmez... Yabancı olsun da nasıl olursa olsun değil mi?...

Yılmaz Vural Türkiye liglerinde yumruk şovuna devam ediyor. Bende onu alkışlıyorum !

Ugur CELIKKOL 4 .12.2009


04.12.2009 17:21:57, Uğur Çelikkol

Bu yazı 4950 kez okunmuştur.

Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz.


Yazar arşivi
 
.
 Süper Lig Puan Durumu        
  Takım O G B M P
1 ŞANLIURFASPOR 10 5 5 0 20
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 10 5 4 1 19
3 ÇORUM FK 9 5 1 3 16
4 ANKARASPOR 10 4 4 2 16
5 SOMASPOR 10 4 3 3 15
6 BITEXEN DÜZCESPOR 9 4 3 2 15
7 ANAGOLD 24ERZİNCANSPOR 9 4 3 2 15
8 TARSUS İDMAN YURDU 10 3 6 1 15

Tam  Liste »

.
Sponsorlar


    Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından sağlanmaktadır.

[Bursaspor.Net, Bursaspor Futbol Kulübünün Resmi Sitesi Değildir]
[© 2005-2019 Bursaspor.Net.Tüm hakları saklıdır]