Nihayet Evet nihayet, o işi de becerdik; 40 yıldır tutunduğumuz ligden paldır küldür düştük ikinci lige. Hiç şampiyonluğa oynamayan, aralarda bir yerlerde dolaşmak için bulunduğu ligin figürlerinden olmak üzere görevli yada sanki yemin etmiş gibi , neredeyse her yıl ligden düşmemek üzere mücadele verip adını taşıdığı kente; “Ya sabır!” çektiren, yüreğini ağzına getirterek “Çok şükür bu sene de yırttık!” dedirten bir takım için ne söylenebilir?
Olsa olsa yönetim sorumluluğunu yüklenenlerin kendi egolarını tatminden pek de öteye geçmek istemeyişleri hazırlamıştır bu günleri. Bursaspor denilen kurum Bursa gençliğine ne vermiştir? Tirilyonlar bir takım yabancıların ceplerine akıtılırken Bursa gençliği düşünülmüş müdür? Yani hangi yarışlar sonucu Bursa’dan yetenekli atlet ve sporcuların beslenme, eğitim ve sosyal sorunlarına eğinilmiştir?
Bursa gibi nüfusta ülkenin 4 ncü, ekonomide 3 ncü büyük kenti daha bir hava alanı sorununu çözememişse spor neyine! Diyarbakır’a, Erzurum’a, Trabzon’a ve daha bilmem hangi daha küçük kent ve ekonomilere THY tarifeli uçak kaldırır ama, Bursa’ya gelince yok. Bir Yenişehir Hava Alanına sahip çıkamadık.
Nasıl olacaktı da Futbol takımına sahip çıkabilirdik? Ligde iddiası bulunmayan, hiç şampiyon olmak için oynamayan bir takımın bunca yıl ligde kalması bir büyük başarıydı zaten. Gerçi hakkını yemeyelim, Türkiye kupasını aldıkları da oldu.
Bu yıl lige ünlü Hagi ile başlamamız sanki zarif bir şaka gibi şimdi. Adam Galatasaray’ın başına geçince gitti Fenerbahçe’yi şampiyon yaptı! Oysa lige başlarken kendisinden nasıl da umarlıydık. Dört hafta sonra çekti gitti. Kendisine kimse sormadı mı neden? Diye. Sanırım söylerdi takımda futbolcu kardeşlerimizin ne kadar da uyumlu olduklarını, nasıl da çok ama çok istekli oynadıklarını!
Takım bütün lig boyunca yattı yattı son beş maçında “ba’sü’badelmevt” edip, yani yeniden dirilip 5 maçını ardı ardına aldı. 29 maçta 25 puan, 5 maçta 15 puan! Bu işte bir gariplik hiç mi yok?
Dün maçlar bittiğinde bir çok insanı üzüntülü gördüm. Neredeyse dokunsanız ağlayacaklar. Elbette haklılar. Onur duydukları kentlerinin her kurumunun ülkeye örnek olmasını, başarı kazanmalarını istiyor. Şu kadarcık Bursa Ray bile onları ne kadar mutlu kılmıştı. 5 Klm. eksik ama olsun, mutlular. “Varsa bir yolsuzluk, yeni yönetim dosyalar elinde inceler, gerekeni yapar,” diye düşünüyor.
Ama Bursa halkına kim şimdi; “Dosyaları bir bir inceleyip de sorumluları....” diye bir şeyler söyleyebilir takımın 2 nci lige düşmesine? Daha çok bir kahrolası şikeden söz edecekler. Yani diğer takımlar onurlarını ayaklar altına aldılar, bir diğerini korudular ve Bursa bu yüzden.... Peki Bursa 29 maçtır kendisiyle mi şike yapıyordu da bu hallere düştü? Yani son maçta aranan mucize neydi?
Bundan sonra Bursa ve Bursalıların öğreneceği şey şu olacak sanıyorum: Birinci ligde oynamak için önce ŞAMPİYON olmak ama İkinci ligde. Birinci lige çıkıldığında böylece ŞAMPİYON olmak için oynamak gerektiğini de öğrenmiş olacağız.
Şimdi ağlamayı, sızlamayı, başkalarını suçlamayı bırakıp bilinçli şekilde çalışmalara başlamak gerek. Bursa kentinin gençlerine kapıları açıp, dürüst, çalışkan, yetenekli gençleri bulup yetiştirmek, alt yapı sorunlarını çözerek kentle bütünleşip zor fakat bu yeni girilen yolda en sağlıklı şekilde yol almaya bakmak gerek.
Zaman dağılma, ayrışma zamanı hiç değil. Alınan sonuçtan gerekli dersi çıkararak yapılması gerekli olanları pemen bir takvime bağlamak olmalıdır.
Çünkü Bursa ve Bursalılar ikinci olmayı, bir yıldan fazla kaldıramazlar.
16.05.2004 00:00:40, Tankut Sözeri
Bu yazı 3171
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.