Bursa kaosu sever. Hizipçiliği, hasetliği sever, damarlarında kıskançlık kanı pompalanır durur. En başarılı zamanlarda bile birisi çıkar ortaya bir şey atar sonra hemen yandaş bulur. Hatta beş ay önce eleştirdiği başkanını "Şampiyonluk Kupası" gelince çıkıp övenler, köşe yazılarında yazdıklarını unutanlar da çok bulunur, bakmışsınız aynı kişi bir gün televizyon programında üç beş ay önce eleştirdiği başkanı övüyor. Kendi kendinize düşünürsünüz; "Eleştirisine zorla yandaş bulmak için için ortalığı kırıp geçiren, bulunduğu mevkiyi ve görevini sırf etiket sevdasına hiçe sayan, unutan bu kişi bundan birkaç zaman önce sağa sola saldırırken şimdi nasıl oluyor da Başkan Yazıcı'yı yere göğe sığdıramıyor?" Gülümsersiniz… bir insanı da daha tanımışsınızdır çünkü. Bu şehir değişiktir. İstikrarlı, başarılı düzenli insanlar anında göze batar burada. Başkalarının egoları hemen ön plana çıkar, eziklikler tavan yapar, gruplar kurulur aynı faaliyet alanındaki dernekten bir üçüncüsü beşincisi hatta onuncusu açılır. Ve hiç biri bir yere gidemez kaybolur gider zaman içinde…üç beş kişinin kendini eğlediği yerden öteye geçmez. Bursa insanına huzur batar, kaos olmalıdır. Evet sürekli bir kaos yaşanmalıdır Bursa'da Bursaspor'da…Çünkü kaostan beslenenlerde vardır her yerde olduğu gibi.
Geçtiğimiz akşam gerçekleşen kongrede Bursa'nın kaosu ne kadar sevdiğinin göstergesi toplantılardan biriydi sadece. Kongre 'nin yapılma sebebi yine bir kaos yaratma çabasıydı. Atatürk spor salonu sakin, Divan kurulu sessiz Kongre 'yi yönetenler ise bir an önce işi toparlayıp eve gitme gayreti içindeydi. Başkan Yazıcı'nın mesaj verme kaygısı taşıyan formalite konuşması, formalite kongre'ye uygundu.
Evet kongre dışında ortaya çıkan bir sürü söylenti ve tartışılan konu var. Bu konular doğru ya da yalan bazen Divan kurulunda gündeme geliyor ama sonu gelmiyor. Sonu gelmemesinin sebebi yine Bursa insanın o karakteristik özelliklerinden yani konuş, uzaktan eleştir, pislik at ve sorumluluk alma. Sonrada gruplaşıp uzaktan at tut. Bursa'da iddialar, suçlamalar, mahkemeler devam edip gider.
Bundan birkaç sene önce borç batağında olan ve amacına ulaşmayan ulaşamayan (çünkü Bursa'da halk böyle durumlarda, sosyal faaliyetlerde 5 lira bile vermez, verse bile burnundan getirir. ) yardım kampanyaları ile ayakta durmaya çalışan Bursaspor bütçesi artık rahatlamış ve büyümüş durumda. Bu bütçe ve kulüp aslına bakarsanız daha düzenli ve kabul edenler etmeyenler toplantısı yerine daha detaylı toplantılar hak ediyor ama Bursa'da da düzen değiştirmek ayın yörüngesini değiştirmekten daha zor.
Başkan Yazıcı'yı sevmek zorunda değilsiniz, yönetimde görev yapanları da… ama kabul etmeniz gereken bir gerçek var ki Bursaspor, Başkan Yazıcı ve ekibi döneminde şampiyon oldu. Saygı duymak zorundasınız. Ve bundan sonra bu kulübe başkan veya başkan adayı olacakların işi çok zor çünkü artık bu kulubün geçmişinde bir şampiyonluk var. Çıta yüksek, beklentiler yukarda ve siz eğer hala oturduğunuz yerden konuşuyorsanız, buyrun; aday olun, sahip çıkın, görev alın ama unutmayın "daha iyisini yapmak" zorundasınız.
16.01.2011 17:44:58, Uğur Çelikkol
Bu yazı 4387
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.