Üzüntü ve şaşkınlık içindeyim. Herkes bilir: Beşiktaş maçları Bursasporlular için her zaman farklı olmuştur. Beşiktaş'ı yenmek ya da Beşiktaş'a yenilmek Bursasporlular için değişik anlamlara sahip olmuştur. Beşiktaş'ı yenince farklı sevinir, Beşiktaş'a yenilince farklı üzülürüz. Her ne olursa olsun bu maç oynanabilmeliydi. Hiçbir haz Beşiktaş'ı sahada evire çevire yenmekten daha büyük bir mutluluk veremez.
Ne oldu şimdi? Beşiktaşlıları Bursa'ya sokmamış olmanın dayanılmaz mutluluğu mudur söz konusu olan? Madalya mı takılacak bize? Nasıl bir mutluluk anlayışıdır bu? Ben yaşananlardan mutluluk duyamadım. Olabilecek şeylerin her türünde Bursaspor'un ağır ceza "lar" görmesi söz konusu. Yapılan eylemlerin Bursaspor'a çok ağır zararları olacak. Çok büyük kayıplara yol açacak.
İki bin kişi olsanız, bir o kadar Beşiktaşlıyı evire çevire dövseniz ne olacak? Hastanelik etseniz ne olacak? (Allah korusun) Öldürseniz ne olacak? Bu nasıl bir anlayıştır? İnsan başka insanlara zarar vermekten hoşlanır hale nasıl gelebilir? Bunun adına ne demeliyiz? Derdiniz sahada oynanan futbolu seyretmek değilse maça hiç gelmeseniz daha iyi olmaz mı?
Aslında pek çoğunuz hiç de "kötü" insanlar değilsiniz. Ah ama o bira yok mu? Biliyorum, biliyorum, bira size bir şey yapmaz. Kasayla içseniz bir şey olmaz.. Değil mi? Hep de böyle söylersiniz. Ama işte sonuç da ortada. Geçen yıl şampiyon olurken elde ettiğimiz bütün sempatiyi bir çırpıda yok ediverdik. Şimdi herkes Bursaspor'un "en ağır" cezayı görmesinden yana. İş yerlerinde sağladığımız sempati ile arkadaşlarımıza hediye ettiğimiz Bursaspor takvimlerini kaldırıyor o arkadaşlarımız.
Hani biz şampiyon takımı tutmamış; tuttuğumuz takımı şampiyon yapmıştık. Geçen yılki başarımız bütün Anadolu'ya örnek olmamış mıydı? Herkes bizim açtığımız yolda yürümeyecek miydi? Bütün rakiplerini "sahada" yenip şampiyon olan Bursaspor, seyircisi yüzünden sahaya bile çıkamaz hale geldi. Bu utanılacak durum değil midir?
Şimdi siz haz bile duyuyorsunuzdur. "Cimlastikçileri" Bursa'ya sokmadık diye etrafa kurum saçıyorsunuzdur. Sanki amcanızın Beşiktaşlı oğlu yok. Sanki işyerinizdeki en iyi arkadaşlarınızdan biri Beşiktaşlı değil. Sanki mahallenizdeki, köyünüzdeki "ağır ağabeylerden" biri Beşiktaşlı değil.
Bütün kin ve nefret duygularınızı bir takımın taraftarına yönlendirmek de neyin nesi? Zamanında olan haksızlıkları, yanlışlıkları hep eleştirdik. "Bursa Beşiktaş'ı Unutmasın" diye yazılar yazdık. Aslında demek istediğimiz bu değildi. Kastedilen şey sahadaki rekabetin daha da artmasıydı. Süperlige çıktığımız ilk sene Beşiktaş'a üç tane attığımızdaki mutluluğu hatırlıyor musunuz? Ya da geçen sene Beşiktaş'ı yenip şampiyon olduğumuzdaki sevinci? Hangisi daha büyük bir haz?
Aynı ülkenin insanlarıyız. Aynı gazeteleri okuyup aynı okullara gidiyoruz. Aynı partilere oy atıp aynı meclis, aynı bakanlar kurulu tarafından yönetiliyoruz. Bundan sonrası artık o her fırsatta eleştirdiğimiz "bölücülük" ve "terör" tanımına girmiyor mu?
Bu yazdıklarımın tamamı sertlikten yana olan ve İstanbul'daki maçta ağır olaylar çıkaran Beşiktaş taraftarı için de geçerlidir. Artık herkes kendine çeki düzen versin.
Haa bu arada unutmadan: Geçen sene şampiyonluk mücadelesi verdiğimiz Fenerbahçe bu yıl da aynı mücadelenin içinde. 21 puan fark yedik. Şampiyonlar Liginde oynamış bir takımın taraftarları olarak biz de taraftar kovalamakla uğraşıyoruz. Ne hoş değil mi?
Tonguç AKKUŞ
Ankara, 10 Mayıs 2011
10.05.2011 21:35:12, Tonguç Akkuş
Bu yazı 6522
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.