Çünkü Bu komplo teorisi falan değil, doğrudan ikram!
Korktuğum başıma geldi…
Tüm ama tüm endişelerim, korkularım ve kabuslarım gerçekleşti.
Eğer Bursaspor, bilinen futbolunu oynayıp da kaybetseydi, boynum kıldan inceydi…
Sahada o kadar kötü bir takım vardı ki, ahı gitmiş vahı kalmış Fenerbahçe bile böylesini beklemiyordu.
Kimse, daha ilk dakikada gelen golü mazeret olarak ortaya sunmasın!
“Yok o gol pyunumuzu bozdu, ondan böyle oldu” demesin. Ben yemem, futboldan anlayan yemez, ekranları başında ve stada maçı izleyenler de yemedi zaten.
Bu takımın finale kadar ne oynadığını, kapasitesinin bu olmadığını, son hafta neler yaptığını herkes biliyor.
Ne futbolcuların, ne Ertuğrul hocanın, ne de Rize asıllı Başkan İbrahim Yazıcı’nın mazereti olamaz.
Bu maçın Fenerbahçeye teselli ikramiyesi olduğu o kadar aşikardı ki…
Maçı ATV’den yorumlayan Yılmaz Vural, “Bursaspor, rakibi zorlamıyor!” diyerek aslında her şeyi özetlemişti.
Bakın, “zorlayamıyor” demiyor Yılmaz hoca, “zorlamıyor!” diyor.
Karşısında yorgun, moral ve motivasyondan uzak bir rakibi zorlayamamanın makul ve mantıklı nasıl bir açıklaması olabilir!
Yok, aslında tek bir açıklaması var ve ben o açıklamayı, bir önceki yazımda yapmıştım. O yazımda başımıza gelebilecek olasılıkları belirtmiştim. Tek güvencem Ertuğrul Sağlam’dı.
Yanılmışım. Demek onu da aşan bazı durumlar olmuş.
Ona karşı güvenim de tamamen sarsıldı.
Adam gibi adam olmak onun için de erkenmiş diye yazmak istemezdim…
Lakin, başta futbolcuları, sonra Ertuğrul hocayı, sonra Rizeli Başkanımız İbrahim Yazıcı’yı ve sonra da Rizeli Fenerbahçe taraftarı pek kıymetli sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı vicdanlarıyla baş başa bırakıyor ve durumu, dillerinden hiç düşürmedikleri ALLAHA havale ediyorum(!)
Dip Not: Maç 3-0 olduktan sonra çok sinirlendim ve TV’yi kapatıp o öfkeyle yazıyı kaleme almaya başladım.
Amma velakin maçın sonunda Bursaspor taraftarı, tüm Bursa’nın onurunu kurtaracak hamleyi yaparak tüm ülkeye ders vermiş.
Ve bence kupaya teselli olabilecek bir centilmenlik örneği göstererek ne denli büyük olduklarını dosta düşmana kanıtlamışlar.
Futbolcu, teknik adam ve yönetime söyleyeceklerimi söyledim.
Son sözüm cefakar yeşil beyazlı renklere gönül verenlere: HELAL OLSUN SİZE, kötü futbolu unutturdunuz bana!
--
Suat Oktay Şenocak
"İnSanat Sinema Derneği"