Maç sabahı çarşı bölgesinde yürüyorum. Tarih mayısın onaltısı, tarihe geçen şampiyonluğun üçüncü yıldönümü. Neden bu tarih seçilmiş ki? Yok, yok içimi ferah tutayım zaten Türk futbolunda yeterince soru işareti vardı bu sezon.
Önüme çıkan herkes akşam oynanacak kupa finalinin sonucunu soruyor bana. "Bilemiyorum" diyorum, "Sonucu kestirilmesi güç bir karşılaşma, duygularım karışık," yürümeye devam ediyorum. Önümden birkaç Bursaspor forması giymiş taraftar geçiyor.
Geçtiğimiz hafta boyunca maça dair yazılan çizilen konuşulanlar zihnimde tazeleniyor; dedikodular, rövanş, şike, biber gazı, hesap kapatma söylemleri…
Ankara'ya akan ve her türlü övgüyü hak eden binlerce Bursaspor taraftarı.
Sonra tüm şehirde bir sessizlik…
1986 kupa finali öncesi yaşanan sessizlik gibi.
Bursaspor taraftarının 19 mayıs stadında gök gürültüsünü andıran tezahüratları.
Fenerbahçe'nin stresini azaltan, maçın başında hiç ummadığı bir gol ve sahada önceki kupa maçlarındaki futbolundan eser olmayan bir Bursaspor.
Kupa maçında gol yese bile direnebilen Bursaspor yoktu ama sahada elini kolunu sallayarak dolaşan bir Alex vardı ve aşırı ciddiye alınan bir Emre. Umutları azaltan ikinci gol ve sahada mağlup duruma düşmesine rağmen daha da coşkuyla takımını destekleyen Bursaspor taraftarı akılda kalanlar.
KUPAYA UZANAMAMAK Statüsü değiştirilerek tek maçlı eleminasyon sistemine dönüştürülen Ziraat Türkiye Kupası'nda zafere bu kadar yakınken alkışlarla teselli bulmak kolay değil. Maç öncesi Ertuğrul Sağlam'ın basın toplantısında "kaybetmeyi hazmetmek kazanmaktan da zordur" hatırlatması aklımı kurcalamadı değil ama kabul edelim ki final maçlarının havası başka oluyor.
Genel tabloya baktığımızda ilk yarı sonunda bizi karamsarlığa sürüklemiş olsa da Bursaspor'un sezonu yine başarılı kapattığını söyleyebiliriz. Taraftarda kredisi çok olan teknik adam Sağlam ve başkan Yazıcı yaklaşan kongre öncesi ikinci kupayı müzeye taşıyabilselerdi ulaşılması zor bir başarıya imza atacak ve zaten yukarda olan çıtayı çok daha yukarılara taşımış olacaklardı ve biz şu anda bambaşka satırlar yazıyor olacaktık.
Değişen statü ile üç maç oynayarak finale ulaşan Bursaspor son maçta kupayı kaybetti. Kupaya ulaşana kadar oynadığı maçları hatırlayanlara Hayal Kırıklığı kupasını hediye etmiş oldu.
FİNALE ÇIKMANIN BEDELİ
Bursaspor Türkiye Kupası finalisti olduğu için Beşiktaş ile oynama hakkını yitirmiş oldu! Ve finale çıkmanın bedelini ödemiş oldu.
Play off'un son haftasında İ.B.Belediye'yi yenen Bursaspor Beşiktaş'ın ekmeğine yağ sürmüştü. Bursaspor, Türkiye Kupası'nda finale çıktı diye play-offlar finali hakkını kaybetti ve doğrudan Avrupa Ligi'ne gidecekler arasında en arka sıra biletini aldı. Bursaspor bu durumda sezonu 15 gün erken açıp, bir ön eleme turu fazla oynayacak. Normal şartlarda Avrupa Ligi'ne gidecek ikinci takım Beşiktaş'la Bursaspor arasında oynanacak play-offlar finali sonunda belli olacaktı.
Play offlarla, poflarla şike soruşturmalarının yarattığı ahlar ve vahlarla geçen bu tuhaf sezonun bittiğine şükrediyorum.
19.05.2012 16:24:37, Uğur Çelikkol
Bu yazı 3051
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.