Ertuğrul Sağlam'ın istifasından sonra ne yalan söyleyeyim, moralsiz bir takımdan beklemiyordum böyle bir performans. Ancak dünkü tablo gelecek adına son derece ümit vericiydi. Oynanan futbol tatmin ediciydi. Sürekli yönetim ile birlikte eleştirdiğim fakat gitmesini asla düşünemediğim Ertuğrul Sağlam'ın istifasından sonraki yokluğu takımı ve camiayı sanki olumlu yönde etkilemiş gibiydi. Dünkü maçın ardından kafamda yine soru işaretleri belirmedi değil. Yoksa sorun gerçekten Ertuğrul Sağlam'damıydı?
Pinto ilk geldiği günlerde ki görüntüsüne çok yakındı. Hırslı, savaşçı, istekli... Diğer tüm futbolcularımızda da vardı bu isteklilik. Tribünler de yine eski günlerine dönmüş gibidiydi. 90 dakika boyunca ayakta ve sesleriyle destek verdiler takımlarına. Keşke bu destek sadece Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarında değil de, tüm maçlarda olsaydı. İnsanın içinden sormak gelmiyor değil bu taraftarlara, "Bursaspor'da Ertuğrul Sağlam'ın istifasından başka ne değişti?" diye. Takım aynı takım, futbolcular aynı futbolcular. Dün destek verilmezken, bugün verilen desteğin nedeni ne? Evet katılıyorum, gün birlik olma zamanı. Aslında sonuçlar ne olursa olsun, iyi günde kötü günde hergün birlik olma zamanı. Dolu tribünlerin takıma nasıl etki ettiğini dün bir kez daha gördük. İnşallah bundan sonra da böyle dolu tribünlere oynar bu takım. Yazık, olan Ertuğrul Sağlam'a oldu...
Ertuğrul Hoca'nın istifasından sonra yerine gelen Ersel Uzgur hocamızıda tebrik etmek gerek. Özlediğimiz, istediğimiz bir performans sergiledi o da kulübede. 90 dakika boyunca heyecanlı bir şekilde, sürekli oyuncularıyla temas halindeydi. Maçın içindeydi adeta. Bu sezon için bana göre hoca getirmeye gerek yok. Ersel Hocamıza şans tanınmalı. Belki de sezon sonunda Türkiye yeni bir teknik direktör kazanmış olabilir...
Oynanan futbola göre maçın hakkı bu değil elbet. Maçın hakkını hakem diye sahaya konulan Fırat Aydınus kararlarıyla, Galatasaray'ın başarılı file bekçisi Muslera kurtarışlarıyla çekti aldı Bursaspor'un ellerinin arasından. Maçın en kötüsü ise bence yine savunma hattındaki en son isim Scott Carson idi. Atılan o topa çıkmaya karar verdiysen sonuna kadar müdaheleni yapmaya çalışacaksın. O pozisyonda kurtarırsın ya da golü yersin mühim değil. Önemli olan pozisyonda ki kararlılığındır. Çıktıktan sonra karar veremez, olduğun yerde kalırsan bacak arandan topu ağlara yavaşça bırakırlar, senide elaleme rezil ederler. Kariyerinin en son noktasında olan tecrübe sahibi bir kaleciden bundan sonra kendini geliştirmesi beklenemez. Scott Carson bana göre çok yetersiz bir kaleci. Harun'a daha çok şans verilmeli ve önümüzdeki sezon için şimdiden hazırlanmalı. Malum Bursapor'un gerçekleri önümüzdeki sezon kaleci transferi yapmaya engel olabilir...
04.02.2013 11:44:54, Tolga Tunalıgil
Bu yazı 3248
kez okunmuştur.
Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi
yazılardan sorumlu tutulamaz.
Bursaspor için internet üzerinde hazırlanmış ilk
internet sitesi "Bursaspor. net" Grup ÇEYNÇ Tarafından
Hazırlanmaktadır...
Sitenin alt yapısı ve yazılımı Profornet tarafından
sağlanmaktadır.